Define cilik ve define isaretleri hakkında kullanıcılara bilgiler sunulan forum sitesi, define isaretleri, define siteleri, define sitesi, definecilik Cennetten Bazı Sahneler | Define Mekanı- Define işaretleri

Cennetten Bazı Sahneler

Konusu 'Ahiret Cennet ve Cehennem' forumundadır ve BoZKu®T tarafından 2 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. BoZKu®T

    BoZKu®T "R@m@z@n" Yönetici Forum Düzeni

    Katılım:
    22 Mart 2012
    Mesajlar:
    8.193
    Beğenileri:
    11.556
    Tecrübe Puanı:
    113
    Yer:
    İstanbul
    1) Âdem Aleyhisselam

    1) “Demiştik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin ve dilediğiniz yerde onun nimetlerinden yeyin. Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz.”
    Bakara 35
    2) “Ey Âdem! Eşinle birlikte cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yeyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın; aksi halde zalimlerden olursunuz.”
    Araf 19
    3) “Âdem’e demiştik ki: “Ey Âdem! Bu, senin için ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; yoksa bedbaht olursunuz.”
    Ta-Ha 117
    4) “Cennette sana ne acıkma vardır, ne de çıplak kalma.”
    Ta-Ha 118
    5) “Orada ne susarsın, ne de güneş altında kalırsın.”
    Ta-Ha 119
    6) “Ne var ki şeytan, ona vesvese vermiş ve “Ey Âdem! Sana ebedilik ağacını ve hiç yok olmayacak bir hükümdarlığı göstereyim mi?” demişti.”
    Ta-Ha 120
    7) “Bunun üzerine Âdem ve eşi ağaçtan yemişler, ayıp yerleri kendilerine görülünce de cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başlamışlardı. Âdem Rabbına karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı.”
    Ta-Ha 121
    8) “Ey Âdemoğulları! Şeytan, ana ve babanızın avret yerlerini birbirine göstermek için üzerlerinden elbiselerini cennetten çıkardığı gibi, size de bela olmasın; zira o ve kabilesi, sizi sizin onları görmeyeceğiniz yerlerden görürler. Biz, şeytanları, iman etmeyenlere dost kılmışızdır.”
    Araf 27
    9) “Şüphesiz, ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlar için gökyüzü kapıları açılmaz ve deve, iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. İşte biz suçluları böyle cezalandırırız.”
    Araf 40
    10) “İman edenler ve iyi amellerde bulunanlar ki biz hiç kimseye gücü üstünde bir şey teklif etmeyiz, bunlarda cennet ehlidir ve orada ebedidirler.”
    Araf 42
    2) Araf Ehli

    1) “Cennet ehli, cehennem ehline “Rabbımızın bize vadettiğini biz gerçek bulduk; sizde Rabbınızın vadettiğini gerçek buldunuz mu? Diye hitap ederler. Onlar “evet” derler. Bunun üzerine bir münâdi “Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir” diye aralarında nida eder.”
    Araf 44
    2) “Cennet ehli ile cehennem ehli arasında bir perde ve Arafat üzerinde ise, her iki tarafında simalarından tanıyan, cennete henüz girmemiş, fakat girmeyi şiddetle arzu eden adamlar vardır ve cennet ehline “selamun aleykum” diye seslenirler.”
    Araf 46
    3) “Gözlerini cehennem ehli tarafına çevirdiği zaman da, Rabbımız! Bizi zalim kimselerle beraber bulundurma derler.”
    Araf 47
    4) “Araf ehli yine simalarından tanıdıkları bir takım adamlara da şöyle seslenirler: “Sizin ne zenginliğiniz, ne de büyüklük taslamış olmanız, size hiçbir fayda sağlamadı.”
    Araf 48
    5) “Allah’ın hiçbir rahmete nail etmeyeceğine yemin ettiğiz kimseler bunlar mı? Girin cennete! Size hiçbir korku yoktur; üzüntü duyacak da değilsiniz.”
    Araf 49
    6) “Cehennem ehli, cennet ehline “bize su yahut Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden bize de biraz akı” diye seslenirler. Fakat onlar. “Allah her ikisini kâfirlere haram kıldı” derler.”
    Araf 50
    3) Cennetten Başka Sahneler

    1) “Birbirlerine dönüp sorarlar. İçlerinden biri der ki: “Benim bir arkadaşım vardı, bana derdi ki: Sen gerçekten yeniden dirilmeyi tasdik edenlerden misin? Biz öldüğümüz toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, yeniden dirilip cezalandırılacağız?”
    Saffat 50, 51, 52, 53
    2) “Yine o kişi cennetteki arkadaşına der ki: “Şimdi onun halini bilir misiniz?”
    Saffat 54
    3) “İşte o zaman muttali olur ve onu cehennemin ortasında görür.”
    Saffat 55
    4) “Der ki: “Allah’a yemin ederim ki, sen, neredeyse beni de mahvedecektin.”
    Saffat 56
    5) “Eğer Rabbımın nimeti olmasaydı, bende azab içinde oraya sevk edilenlerden olacaktım.”
    Saffat 57
    6) “İlk ölümümüzden sonra artık biz bir daha ölecek değiliz, değil mi? Ve biz hiç azab görmeyeceğiz.”
    Saffat 58, 59
    7) “İşte bu muhakkak ki en büyük kurtuluştur.
    Saffat 60
    8) “Rablarından korkanlarda bölük bölük cennete sevk olunurlar. Oraya geldikleri ve kapıları açıldığı zaman, bekçilere onlara der ki: selam size; hoş geldiniz. Artık ebediyyen kalmak üzere cennete girin.”
    Zümer 73
    9) “Onlar da şöyle derler: “Verdiği sözde bize sadık olan ve cennetin dilediğimiz yerinde yerleşelim diye arzı bize miras bırakan Allah’a hamd olsun. İyi amel sahiplerinin mükafatı ne güzeldir!”
    Zümer 74
    10) “Orada melekleri, Rablarını hamd ile tesbih ederek Arşın etrafını kuşatmış görürüsün. İnsanlar arasında adaletle hükmolunur ve “hamd âlemlerin Rabbı Allah’ mahsus” denir.”
    Zümer 75
    11) “Rabbımız! Onları, atalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları, kendilerine vadettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphe yoktur ki daima galip olan, hikmet sahibi olan sensin.”
    Mü’min 8
     

Sayfayı Paylaş