BİZANS | Define işaretleri ve anlamları

BİZANS

GÜLBAHÇELi

USTA
Super Moderatör
Katılım
5 Şubat 2021
Mesajlar
1,723
Beğeni
4,974
Puanları
113
Bizim bugün Bizans olarak adlandırdığımız imparatorluk, gerçekte Roma İmparatorluğu’dur.
Bizans ismini o imparatorluğun insanları hiçbir zaman kullanmamışlardır. Bizans 16.
yüzyılda Alman alimlerinden Hieronymus Wolf (1516-1580)’un uydurduğu bir isimdir.
İmparatorluğa Bizans, ve bu ülkenin insanlarına Bizanslılar demek 16.
yüzyılın Batı Avrupa’sının yakıştırmasıdır.
Arkasında Mukaddes Roma-Germen İmparatorluğu’nu meşrulaştırmak gibi siyasi bir misyon yatmaktadır.
Neden Bizans isminin seçildiği sorusunun yanıtı ise “Yeni Roma” olarak Doğu Roma İmparatorluğu’nun yeni
başkenti seçilen bugünkü İstanbul kentinin kuruluşuna uzanmaktadır.

MÖ 7. yüzyılda Megara’dan yola çıkan Byzas komutasındaki Yunan kolonistlerin Sarayburnu bölgesine yerleşmesi
sonucu buraya Byzantion denmesinden gelir. MS 73 yılında Roma İmparatorluk topraklarına katılan kent,
330 yılında Konstantinopolis olana kadar 10 yüzyıl boyunca Byzantion olarak anılmıştır. Dolayısıyla,
ilk Roma imparatoru Augustus’tan (MÖ 27- MS 14) son imparator XI. Konstantinos’a (1448-1453) kadar geçen
yaklaşık 1500 yıllık dönemi Roma İmparatorluk dönemi olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır.
Gerçekte ise Bizans sözcüğünün literatüre yerleşmesi ancak 19.yy’da olmuştur.
Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet 1453’te imparatorluğun başkenti Konstantinopolis’i ele geçirmiş
ve Roma İmparatorluğu’nu tarih sahnesinden silmiştir.

Değişimin sonuçları

Ancak, Bizans sözcüğünün kullanılmasının haklı nedenleri de vardır.
Çünkü, MS 4. yüzyıldan itibaren imparatorluğun dinsel, kültürel, ekonomik ve politik
yapısında bir değişim söz konusudur. Bu değişim aynı zamanda farklı bir anlayışın ürünüdür.
Bu yapısal ve kültürel değişimi/anlayışı “Roma” dışında farklı bir anlayışla anlatmak gerekiyordu.
“Bizans” bu gereksinimin bir ürünüdür. Fakat bilim adamları bu kez başka bir sorunla karşı karşıya kaldılar.
Bizans Dönemi hangi tarihten itibaren başlayacaktı? Bunun için birkaç dönüm noktası vardı.
330’dan sonra Büyük Konstantinus’un imparatorluğun başkentini Roma’dan Byzantion’a
(Konstantinopolis) taşıması; 395’de imparatorluğun ikiye ayrılması ya da 476’da Batı Roma’nın yıkılışı gibi.
Kuşkusuz ne olduysa imparatorluğun 395 yılında ikiye ayrılmasından sonra oldu.
4. yüzyılda imparatorluğun içinde bulunduğu kriz, bir bölünmenin (ya da küçülmenin) sinyalini veriyordu.
Ancak, bu denli geniş bir coğrafyaya yayılmış imparatorluğun bölünmesi kaçınılmazdı.
Nitekim Roma İmparatoru I. Theodosius’un 395 yılında ölümü üzerine,
imparatorluğun yönetimi iki oğlu arasında paylaştırıldı. Büyük oğlu Arcadius,
imparatorluğun Doğu yarısının, küçük oğlu Honorius ise Batı yarısının yönetimini üzerine aldı.
Doğu’nun merkezi Konstantinopolis olurken Batı’nın merkezi Roma olarak kaldı.

5. yüzyıl içerisinde Batı Roma giderek zayıfladı, Germen akınları ve baskısı sonucu son imparator
Romolus Augustulus’un tahtan indirilmesiyle de tarih sahnesinden tamamen silindi.
İmparatorluğun Doğu yarısı ise sonradan adlandırıldığı şekilde “Doğu Roma” ya da
“Bizans” olarak 1453’e kadar varlığını sürdürdü.
 

Kader25

Admin
Katılım
13 Nisan 2016
Mesajlar
3,863
Beğeni
13,754
Puanları
113
Yaş
54
Konum
Konya-Kırıkkale
Peygamber Efendimizin sav. Her 2 romanin fethi ile alakali mujdesi mevcuttur. Sorulunca once Dogu Romanin/Bizansin sonra da Bati Romanin (Italya-Roma) fethedilecegini beyan etmistir.
Bizans 1453 de fethedildi.
Vatikan-Roma fethe gebe.
Gunu yaklasmakta.
Bati romayi alacak islam ordusu Osmanlinin en az 10 kati buyuklugunde bir guc olacagini tarihciler ve futuristler beyan etmisler.

Peygamber sav sozudur.
Illa Roma alinacaktir.
Bu fetih Bu Millete nasip olacaktir insallah.
 

Roni

USTA - KÂŞİF
Super Moderatör
Katılım
2 Nisan 2015
Mesajlar
3,567
Beğeni
10,015
Puanları
113
Konum
Doğadayım
Emeğine sağlık abi. Bu hısusta çok uyarı verdim. Bilhassa bu saçmalık yüzünden teoride değişiklik aramaya başladılar. İşaret dilinden işlemine kadar. Tamam bizler başkası anlasın diye bizans diyoruz ama işin aslı aslında öyle değil. Onlarında biraz soru sorup bizi anlaması için çaba sarf etmesi lazım. Bu benim gördüğüm.
 
Üst