Etkilenmemek Elde Değil | Define Mekanı- Define işaretleri

Etkilenmemek Elde Değil

wolf81

Üye
Kullanıcı
Katılım
21 Haziran 2015
Mesajlar
113
Beğeni
317
Hz. Fatıma,
'- ya Ali' Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana" der.
Hz. Ali'nin sadece altı dirhemi vardır.
Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.
Hz Ali:
"Niçin kavga ediyorsunuz?
Şu âlemde Allah'ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?" diye sorar.
Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler.
Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir.
Evine geldiğinde eli boştur, 'Cennet kadınlarının seyyidesi',
"- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?" diye sorunca,
"- Ama ara düzelttim ya Fatma" der.
Hz Fatma'nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir.
Memnundur kocasının bu güzel hareketinden.
Daha sonra Hasan'la Hüseyin ağlamaya başlarlar, 'açız' diye.
Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar.
Yolda bir adama rastlar.
Elinde besili bir deve;
"- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım."
"- Param yok" der Hz Ali.
"- Olsun" der adam.
"- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve.
Al sonra ödersin."
Alır Hz Ali o deveyi.
Yolda giderken başka adama rastlar.
"- Ya Ali" der, "ne güzel bir deve bu.
Ben bunu 300'e alayım ne olursun reddetme beni."
Hz Ali: "- Ama ben bunu 150'ye aldım" der.
"- Olsun, ben çok beğendim bunu" ve deveyi satar.
Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner.
Sonra Peygamber'in huzuruna çıkar.
Efendimiz(s.a.v.) güler, "gel" der, "ya Ali şu deve hikâyesini anlat".
Anlatınca da der ki:
"- Sen ki ara düzelttin.
Allah Cebrail'i ile sana deveyi sattı.
İsrafil'i ile de satın aldı.
Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali."
Mevlana derki; Duasız yürekler üşür bil.
Sana bir dua eden olsun, Seninde bir dua ettiğin.
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan. Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...
 

ikizceli

çalışmalarınızı yasal yapınız.
Özel Üyemiz
Katılım
11 Eylül 2013
Mesajlar
7,230
Beğeni
25,882
Konum
ORDU- SAMSUN-ANKARA
Hz.Ömer'in oğlu (Allah ondan razı olsun) anlatıyor;
Biz bir gün Resulullahh'la aleyhisselam birlikte namaz kılıyorduk Halktan biri;
"Allah'u ekber kebira, velhamdü lillahi kesira, sübhanallahi bükreten ve esila"
Yani " Allah büyüklerin en büyüğüdür Allah'a olan hamdimiz çoktur Sabah akşam her an tesbihimiz Alla'adır"
Resulullah aleyhisselam;
"Bu sözleri söyleyen kimdir?"
"Ben ey Alllah'ın Resulü" dedi
Resulullah aleyhisselam;
" Bunlar çok hoşuma gitti Biliyormusunuz, onlar için sema kapıları açıldı" buyurdu
İbni Ömer devamla;
" Bunu söylediğinden beri o zikri okumayı hiç terk etmedim" dedi

"Allah'u ekber kebira, velhamdü lillahi kesira, sübhani bükreten ve esila"


Sema Kapıları Açıldı

bizlere düşen yaşamımızı, onun rızasına uygun davranmayı başarmamızdır. neylerse güzel eyler.
ALLAH razı olsun kardeşim.
 

Mirkut

V.i.p Üye
Özel Üyemiz
Katılım
3 Nisan 2016
Mesajlar
1,845
Beğeni
5,032
Bazen insanlarda gvseklik olur ibadetlerini ve amellerini eskisi gibi yerine getiremez. ALLAH tealayi cokca zikretmeyi ve yuceltmeyi insan kendine aliskanlik ederse yine INSALLAH teala eskisi gibi yada daha iyi ibadet etmeye ve guzel amel islemeye baslar cunki kalpler ALLAH c.c i zikirle mutmain olur.
ALLAH teala sizden razi olsun ikizceli abim ve wolf81 kardesim.
 

ikizceli

çalışmalarınızı yasal yapınız.
Özel Üyemiz
Katılım
11 Eylül 2013
Mesajlar
7,230
Beğeni
25,882
Konum
ORDU- SAMSUN-ANKARA
Bazen insanlarda gvseklik olur ibadetlerini ve amellerini eskisi gibi yerine getiremez. ALLAH tealayi cokca zikretmeyi ve yuceltmeyi insan kendine aliskanlik ederse yine INSALLAH teala eskisi gibi yada daha iyi ibadet etmeye ve guzel amel islemeye baslar cunki kalpler ALLAH c.c i zikirle mutmain olur.
ALLAH teala sizden razi olsun ikizceli abim ve wolf81 kardesim.
yüce peygamberimiz ,biz müslümanlara iki miras bırakmıştır.
biri kuran diğeri sünneti.
sünnetlerin her biri başlı başına insanların kurtuluşu ilahi rahmete ve sevgiye kavuşturan yollardır.
bazılarını yapmaya zamanımız ,ekonomik durumuz el vermeyebilir. mazeret değildir şüphesiz ama bahaneler üretilebilir. lakin
Mücessem rahmet olarak gönderilen Allah Resûlü, Cenab-ı Hakk’ın engin rahmetinin temsilcisi olarak hayatı boyunca insanların o rahmetten istifade etmesi için çırpınıp durmuştur. Dünya ve ahiret saadetine götüren, Allah’ın engin rahmetinden olabildiğince istifade etme yollarını gösteren mesajına bîgâne kalan hatta inkâr edenlerin bile hidayete ermeleri için iki büklüm olmuş, ızdırapla kıvranmıştır. Kur’an, Kainatın iftihar tablosunun bu durumunu hem takdir hem de ta’dil(kendini bu kadar da yıpratma) ederek şöyle buyurmuştur: “Bu söze (Kur’an’a) inanmıyorlar diye neredeyse kendini telef edip bitireceksin” (Kehf, 18/6; Şuarâ, 26/3)

Peygamber Efendimizin (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) getirdiği mesaja icabet edip, çizgisinde gidenlere ise şefkat ve merhameti çok başkadır. İnsanlık tarihinde O’nun kadar “ümmetine düşkün” bir başkasını göstermek mümkün değildir. Kur’an bu hakikati

لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ
“Size kendi aranızdan öyle bir peygamber geldi ki sıkıntıya düşmeniz O’na çok ağır gelir. Kalbi sizin için titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.” (Tevbe, 9/128) buyurarak, Rahmet Peygamberinin ümmetine olan alakasının aşkınlığını bildirmiştir.
Peygamber Efendimiz, ayette bildirildiği üzere ümmetine çok düşkündür. Onların üzerine öylesine titremektedir ki bir tozun bile konmasına gönlü razı değildir. Ümmetinin dünyada ve ahirette sıkıntıya düşmesi O’nu çok müteessir ve mahzun eder. O’nu (Sallallahu aleyhi ve sellem) en çok düşündürüp mahzun eden de ümmetinden ahirette cehennem azabına düşecek olanların halidir. Ümmetini cehennem azabına götüren bir yola düşmemesi için bir baba şefkatiyle ikaz eden Allah Resûlü, onların hep hayırlara, güzelliklere mazhar olması hususunda da çom hırslıdır.

Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) müminlere olan şefkati, düşkünlüğü bir babanın evladına olan şefkati gibidir. Bu son derece şefkatli bir babanın “evladım” diyerek gönül meyvesini ve ciğerparesini bağrına basması gibi O daha dünyaya teşrif eder etmez “ümmetim” demişti. Nitekim Şefkat Peygamberi ümmetine olan bu düşkünlüğünü şöyle ifade etmişti:

إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ بِمَنْزِلَةِ الْوَالِدِ

“Hiç şüphesiz ben size bir babanın evlatlarına olan durumu gibiyim.” 1

Ayette geçen بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ ifadesinde “بِالْمُؤْمِنِينَ” kelimesinin “رَءُوفٌ رَحِيمٌ “ den önce gelmesi; teknik ifadesiyle “car ve mecrur”un tekaddümü, alemlere rahmet olarak gönderilen Allah Resûlü’nün müminlere özel bir şefkat ve merhametinin olduğunu bildirmektedir.2

Cenab-ı Allah, O’nun ümmetine düşkünlüğünü, şefkat ve merhametini güzeller güzeli isimlerinden “raûf” ve “rahîm” isimlerinin tecellileriyle ümmetine özel bir teveccühde bulunduğunu bildirerek tanıtmıştır. Allah şimdiye kadar hiçbir peygambere bu şekilde Esmâ-i Hüsnâsından iki ismi birlikte vasıf olarak zikretmemiştir.3
bakınız sevgili kardeşlerim ,BİZLER İÇİN,bir kaç vasfını RABBİMİZ İN ayetlerle bildirdiği YÜCE peygamberimiz ne buyuruyorlar,
Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh’ın rivayet ettiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına sordu: “Sizin için en hayırlı, melikiniz (olan Allah Teâlâ) katında en değerli, derecelerinizi en fazla yükseltecek, sizin için sadaka olarak altın ve gümüş dağıtmaktan daha kazançlı, düşmanla karşılaşıp da sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizi öldürmesinden daha çok sevap getirecek amelin ne olduğunu size haber vereyim mi?” Onlar da: “Evet, haber ver ya Rasûlallah” dediler. Rasul’i Ekrem şöyle buyurdu: “Allah Azze ve Celle’yi zikretmektir.”(1)
maddi imkanım kısıtlı ,mali ibadetlerimi ifa edemiyor,fakire garibe düşküne yardım edemiyorum.
işlerim çok yoğun bir hasta bir komşu bir hasta ziyareti yapmıyorum. diyebiliriz.
ammaaaa böyle bir müjdeden istifade edemeyecek hiç bir mazeretimiz olamaz olmamalı.yoksa günü geldiğinde cemaline bakabilecek yüzümüz kalırmı. ALLAHI zikretmek, peygamberimize selatü selam getirmek ,ne zaman ne para istiyor. boş lakırdı yapmaktan ,birilerini çekiştirmekten ayıplarını konuşmaktan bizleride alıkoyar.
bütün kainatı yoktan var eden,ezeli ve sonu olmayan RABBİN NAS MELİKİN NAS İLAHİN NAS olan ALLAH ım, senin ,yüce peygamberimizin ve sizin sevdiklerinizi anmaktan bizleri mahrum etme...
 
Son düzenleme:
Üst