MATURİDİ | Define Mekanı- Define işaretleri

Roni

V.i.p Üye
Özel Üyemiz
Kullanıcı
Katılım
2 Nisan 2015
Mesajlar
281
Beğeni
964
MATURİDİ
Orta Asya’da doğmuş yaşamış bir Türk âlimidir. Kuran ilminin hem Türkler arasında hem tüm Müslüman ülkeler arasında yayılmasına öncülük etmiştir. 800’lü yıllarda yaşamıştır.

Aynı dönemde, bir Türk olan Buhari en sağlam hadis külliyatını yazmıştır.

En yaygın tasavvufi hareket olan Nakşibendi ekolünü sistemleştiren Bahauddin Nakşibendi ve ondan sonra bu ekolü öğreten talebeleri Türk’türler.

Anadolu’nun fethinden sonra Anadolu’ya İslamı ve Kuran’ı öğretmesi için Hacı Bektaş-ı Veli gibi binlerce halifesini gönderen Türk’ün ismi Ahmed Yesevi’dir.

Bu insanlara Horasan erenleri denirdi, Fars olduklarını iddia edenler olmuşsa da bu gerçek değildir. Türk topraklarında doğmuş, yaşamış ve ölmüş bu insanların hepsi Türk’tü. Türk olup olmamaları İslam açısından çok önemli değil ama ilk Türkler Kuran’ı bilmeden iman ettiler yalanını çürütmesi açısından önemli. Kuran’ın Türkçe’ye tercümesini daha 900’lü yıllarda yapmışlardı (İnan, Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe Tercemeleri, s. 4, Yine İslam âlimlerinin yazdıkları tefsirler de Türkçe’ye erken yıllarda tercüme edilmiştir.

Türkler Anadolu’ya girdikten sonra gerek Selçuklular ve gerekse de Osmanlılar eliyle Balkanlar’dan Afrika’ya kadar ülkenin her yerine her şehrine çil çil medreseler serpiştirmişlerdir. Bu medreselerde toplumun ihtiyacı olan pozitif bilimler ve İslami bilimlere ait âlimler yetiştirilmekteydi. İstanbul, medreseleriyle bu anlamda Bağdat ile birlikte İslami ilimlerin beşiği idi. Süleymaniye medresesi en saygın İslami ilim medreselerinden biridir.

Kısaca Türkler okumadıkları kitaba iman ettiler değil, doğrusu şöyle olacak; “Türkler Kuran ilimlerini Dünya’ya öğrettiler”.
 

BulursamKader25

Usta
Define İşaretleri
Super Moderatör
Katılım
13 Nisan 2016
Mesajlar
1,998
Beğeni
6,484
Konum
Konya-Kırıkkale
Maturi denince akla şu soru gelir, cevabını az kimse verebilse de?

Amelde mezhepler nelerdir?
Şafi
Hanbeli
Maliki
Hanefi

İtikat da mezhepler nelerdir?
Eşari
Maturidi.

Birçok camide ve külliyede vb.binalarda 4 ameli mezhebi ve 2 itikadı mezhebi ifade eden simgeler kullanılmıştır. Kubbe sayısı, minare sayısı, oda sayısı, ana kolon sayısı gibi.

İşin ilginç yanı, yukarıdaki mezhepler kurucu ismi ile anılır olmuş. Amma bu zatı muhteremler ben mezhep kuruyorum adı da şudur dememişler.
Nasıl olmuş bu iş?
Kitaplar yazmışlar,
Talebeler yetiştirmişler.
Açtıkları yola yüzbinlerce insan gelmiş.
Aradan uzun seneler geçmiş.
Sonradan gelen talebelerinden bazıları bu görüşleri sistematik şekle koymuşlar.

Şu kıssa demek istediklerimi netleştirecektir:
Yaşlı bir kadın, zamanın meşhur bir alimine gelip bir soru sormuş. O alim, bu konuda İmamı azamın görüşünü mü söyleyeyim yoksa kendi görüşümü mü? deyince yaşlı kadın, İmamı Azamın görüşünü söyle demiş. Alimde sebebini sorunca, ninemiz "Çünkü İmamı Azamın senden daha büyük alim olduğuna inanıyorum" demiş.

Mezhep: Yol demektir. Aynı görüşte olanların yolu.
İşin özünde mezhepleri kabul etmeyenler de aslında kendi mezheplerini kurmuş olmuşlar, amma bunu dahi görememişler. :)
 
Üst