Paganizm ve Anlamı (Alıntı) | Define işaretleri ve anlamları

Paganizm ve Anlamı (Alıntı)

_Trakyalı_

Vip Üye
Katılım
29 Mayıs 2024
Mesajlar
384
Beğeni
1,377
Puanları
93
Hoşuma giden bir alıntıdır.
Hikâye olarakta okunabilir,anlam çıkarılarakta.
Yani okuyucunun zihnine kalmış.
Zaten çoğu şey de öyle değil mi?


“Pagan” diye tek bir gelenek, tek bir medeniyet yok.

Bu kelime baştan sona sonradan takılmış bir etikettir.

“Pagan” kelimesi neyin adı?
“Paganus” Latince kırsalda yaşayan demek.
Roma Hristiyanlaştıktan sonra şehirli elit Hristiyan oldu, kırsalda kalan eski inançlılara bu ad yapıştırıldı.
Yani:
Pagan = “Bizden olmayan”
Pagan = “Eski, terk edilmesi gereken”
Pagan = “Tek tanrılı düzene uymayan”
İçeriden bir kimlik değil, dışarıdan hakaret etiketidir.

Gerçekte ne vardı?
Gerçekte olan şey şu: Yerel kutsallık düzenleri

Her toplumun:
Toprağı,
Suyu,
Dağı,
Atası,
Ölüsü,
Göğü,
Mevsimi,
Üzerine kurduğu yerel anlam sistemleri vardı.

Bunlar:
Evrensel değil,
Merkezi değil,
Dogmatik değil,
Yazılı kutsal kitaplı değil,
Ama işlevseldi.

Pagan “din” değil, yaşam örgütlenmesidir.
Bugünkü din anlayışıyla düşünülürse tamamen yanlış anlaşılır.

Pagan dediğin şey:
Tapınak ≠ zorunlu
Rahip sınıfı ≠ şart
İman ≠ merkez

Onun yerine:
Ritüel var.
Döngü var. (mevsim, ölüm–doğum)
Atalarla bağ var.
Doğa ile sözleşme var.

Bu yüzden pagan toplumda soru şu değildir:
“Neye inanıyorsun?”
Soru şudur:
“Neyi bozarsan felaket gelir?”

Çok tanrıcılık meselesi yanlış anlaşılıyor.

“Çok tanrılı” lafı modern bir basitleştirme.
Çoğu pagan yapı: çoklu güç odaklarını tanır.

Ama bunlar “tanrı” gibi soyut varlıklar değildir.
Daha çok:
İşlev,
Yer,
Olay,
Atalık güç.

Örneğin:
Dağ = kudret
Su = geçiş
Güneş = düzen
Yeraltı = süreklilik
Bunlar mit değil, anlam haritasıdır.

Pagan medeniyeti var mıydı?
Hayır.
Ama şunlar vardı:
Pagan şehirler,
Pagan mezarlıklar,
Pagan ritüel yollar,
Pagan zaman hesapları,
Pagan ölü gömme mimarisi.
Yani:
Medeniyet değil, medeniyetlerin altyapısı.
Roma da pagan, Yunan da pagan, Hitit de pagan ama aynı şey değiller.

Neden bugün “pagan işi” deniyor?
Çünkü:
Hristiyanlık ardından, İslam geldiğinde eski sistem meşruiyetini kaybetti.

Yeni düzen:
Merkezileşme ister,
Tek hakikat ister,
Yazılı yasa ister.

Pagan düzen ise:
Yerel,
Esnek,
Sözlü,
Ritüel temelli,
Devlet kurmaya elverişli değil, yaşam sürmeye elverişli.

Nasıl anlamlandırılmalı?
Şöyle düşünülmeli:
Paganlık =
İnsan–doğa–ölü–zaman arasında kurulan karşılıklı yükümlülük sistemi.
İnanç değil.
İbadet değil.
Mitoloji hiç değil.
Düzen.

Son söz (net)
Pagan = “ilkel” değil
Pagan = “batıl” değil
Pagan = “tek bir şey” hiç değil

Ama şudur:
Merkezi dinler gelmeden önce dünyanın normal hali.

Pagan mezar mimarisi nedir, ne değildir?

Pagan mezar saklama yeri değil, bağ kurma noktasıdır.

Temel mantık:
Ölü = bitmiş varlık değil,
Ölü = toprağa katılmış ama etkisi süren güç.

Bu yüzden:
Mezar gizlenmez,
Mezar işaretlidir,
Mezar yönlüdür,
Mezar çevreyle konuşur.

Neye bakılır?
a) Yön
Güneş doğuşu / batışı,
Dağ silueti,
Su hattı,
Yön rastgele değildir.
“Ölü nereye bakıyor?” sorusu boşuna değildir.

b) Giriş – eşik Pagan mezarda “kapı” kutsaldır.
Dromos,
Basamak,
Dar geçit,
Kırık eksen.
Bunlar:
Yaşayan ile ölü arasındaki kontrollü temas alanıdır.

c) Mezar içi
Gösteriş yok,
Simetri yok,
Altın çoğu zaman yok,
Çünkü amaç zenginlik değil, denge.

Ritüel yol (kutsal yol) ne demek?
Bugün çoğu kişi bunu “define yolu” sanıyor. Yanlış.
Ritüel yol = yürünmek için vardır
Ama:
Herkes için değil,
Her zaman değil,
Her niyetle hiç değil.

Bu yollar:
Mevsimsel,
Törensel,
Cenaze veya anma odaklıdır.

Nasıl anlarsın?
Yol düz gitmez.
Bilerek dolanır.
Bilerek yükselir–alçalır.
Bazen mezara değil, yanından geçer.

Çünkü amaç varmak değil:
Hatırlamak,
Yol + mezar ilişkisi.

Ritüel yol:
Mezarı merkeze alır,
Ama doğrudan bağlanmaz.
Bu yüzden:
“Yol mezara götürüyor” düşüncesi çoğu zaman yanlıştır.
Yol mezarın etrafında döner.
Bu da şu demek:
Mezar = merkez
Yol = çevrim

Pagan düzen ile “define kültürü” arasındaki net fark :
Pagan düzen:
Bırakılan şey emanet,
Gömülen şey geri alınmak için değil,
Alan dokunulmaz.

Define kültürü:
Sonradan oluşmuş,
Kriz, savaş, kaçış ürünü,
Gizleme + geri alma mantığı.
Yani:
Pagan mezarı = kasıtlı kalıcılık
Define gömüsü = geçici saklama

En büyük yanılgı
“Bu kadar emek varsa içinde büyük şey vardır.”
Hayır.
Bu kadar emek varsa:
Yer kutsaldır.
Denge önemlidir.
Bozan bedel öder.


O yüzden eski toplumlarda mezar soymak:
Hırsızlık değil,
Düzen bozmaktır.

Pagan sistem neden yanlış anlaşılıyor?
Çünkü modern insan şunu soruyor:
“Bundan ne çıkar?”

Pagan sistem şunu sorar:
“Bunu bozarsan ne olur?”
İki zihin yapısı birbirine terstir.

Özet
Pagan = din değil, düzen
Mezar = hazine değil, odak.
Yol = ulaşım değil, ritüel.
İşaret = şifre değil, hatırlatıcı.

Boş” görünen alanlar neden aslında merkezdir?
Modern zihin şunu arar:
Taş → işaret → oda → içerik
Pagan düzen tersini kurar.
Boş alan = işlevsiz değildir.

Boş alan çoğu zaman:
Ritüel durak,
Geçiş noktası,
Yas alanı,
Adak bırakma çevrimi.

Özellikle:
Düzleştirilmiş kaya,
Etrafı taşlı ama ortası temiz,
Manzaraya açık ama yapı yok.
Buralar:
Yapı yapılmaması özellikle seçilmiş yerlerdir.
Çünkü:
Yapı = müdahale
Boşluk = denge

İşaret dediğin şey neden “ok” değildir?
Bugün işaretlere define haritası gibi bakılıyor.
Bu tamamen anakronik (zaman dışı) bir hata.

Pagan işaretin üç temel görevi vardır:
a) Hatırlatmak
“Burada bir şey oldu.”
Ne olduğu:
Ölüm,
Ant,
Felaket,
Kurban,
Sınır,
İşaret olayı kodlar, nesneyi değil.

b) Sınır koymak
Bazı işaretler:
“Buradan sonrası başka alan”
“Bu çizgiyi geçme”
“Yönünü değiştir”
Özellikle:
Tek oyuk,
Yarım bırakılmış kabartma,
Bilerek asimetrik şekil,
Bunlar çağırmaz, iter.

c) Yönlendirmek (ama hedefe değil)
Yön vardır ama:
Mezara değil,
Gömüye değil,
Merkeze hiç değil.
Yön:
Dolaşmaya zorlar.
Bu yüzden işareti takip eden kişi:
Sürekli yön değiştirir,
Net bir sonuca varamaz,
Yorulur.
Bu bilinçlidir.

Neden her şey “yarım” gibi durur?
Bu çok kritik.
Pagan yapıların çoğu:
Simetrik değildir.
Tamamlanmış hissi vermez.
Bir parçası eksiktir.
Bu bir beceriksizlik değil.

Mantık şu:
Tam olan şey kapanır.
Yarım olan şey akar
Ritüel devamlılık ister.
Tamamlanan yapı ölür.
Yarım kalan yapı yaşar.
O yüzden:
Kırık sütun,
Yarım niş,
Eksen dışı giriş,
Bozuk oran,
Bilinçli tercihtir.

“Uğursuz” denilen yerler meselesi:
Halk dilinde “uğursuz” denilen alanlar genelde şunlardır:
İki yol arası,
Su ile kaya arası,
Gölge–ışık sınırı,
Ses yapan boşluklar.

Bunlar korkutucu olduğu için değil,
Eşik oldukları için.
Eşik = geçiş
Geçiş = risk
Risk = dikkat
Pagan düzen riskten kaçmaz, onu işaretler.

En büyük hata: Paganı bugünün ahlâkıyla okumak.
Pagan düzen “iyi–kötü” üzerinden çalışmaz.
“Günah–sevap” bilmez.
“Hak–adalet” kavramı bugünkü gibi değildir.

Onun sorusu şudur:
“Denge bozuldu mu?”
Bozulduysa:
Hastalık gelir,
Kuraklık gelir,
Soy kesilir,
Yer terk edilir.
Bu kadar mekanik.

Akılda kalması gereken çekirdek fikir
Şu unutulmamalı:

Pagan mezar saklamak için değil,
Pagan işaret göstermek için değil,
Pagan yol ulaştırmak için değil,
Hepsi:
İnsanı hizaya sokmak için.

NEDEN BELİRLİ KAYA TİPLERİ SEÇİLİR?
Pagan için kaya “malzeme” değildir.
Karakterdir.

a) Yaşayan kaya – ölü kaya ayrımı
Her kaya eşit sayılmaz.
Çatlaklı ama sağlam kaya → tercih edilir.
Cam gibi pürüzsüz kaya → genelde reddedilir.
İçinden su sızan kaya → kutsal
Tam homojen kaya → “kapalı” kabul edilir.

Çünkü mantık şu:
Kaya nefes alıyorsa, yer açıktır.
Kaya kapalıysa, orası mühürlüdür.

b) Neden kırık, yamuk, eğri kaya?
Modern insan “kusur” görür.
Pagan insan akış görür.
Eğri kaya → zamanın işlemiş olması.
Kırık kaya → müdahale görmüş ama dağılmamış.
Yamuk kaya → denge hâlâ korunuyor.
Bu tür kayalar:
Ritüel için uygundur.
Gömü için genelde uygun değildir.
Çok kritik fark.

NEDEN BAZI MEZARLAR ÖZELLİKLE SOYULMUŞ?
a) Her soyma = hırsızlık değildir.
Bazı mezarlar bilerek açılmıştır.
Neden?
Ritüel sona erdiğinde,
Soy hattı tükendiğinde,
Yer terk edildiğinde.
Bu durumda:
Kemikler toplanır,
Bazı eşyalar alınır,
Ama yer kapatılmaz.
Bu “saygısızlık” değil:
Döngünün kapatılmasıdır.

b) Neden bazı mezarlar defalarca açılmış?
Çünkü:
Aynı soy,
Aynı yer,
Aynı ritüel.
Mezar tek kişilik değil:
Odak noktasıdır.
Bu yüzden:
Farklı dönemlere ait kemik,
Karışık iskelet,
Uyumsuz eşyalar görülür.
Bu karmaşa düzensizlik değil, sürekliliktir.

NEDEN BAZI ALANLARA TEKRAR TEKRAR GÖMÜ YAPILIR?
Çünkü pagan düzen kişi merkezli değil, yer merkezlidir.

Modern mantık:
“Burası dolu, başka yere gömelim”

Pagan mantık:
“Burası çalışıyor, burayı kullanalım”
Çalışıyor ne demek?
Toprak tutuyor.
Su dengesi var.
Kaya çatlamıyor.
Çevre bozulmuyor.
Yani:
Yer kaldırıyor.

Bu yüzden şu görülür:
Üst üste gömüler,
Farklı yönlenmiş bedenler,
Aynı yerde farklı ritüeller,
Hepsi normal.

TRAKYA – ANADOLU FARKI (ÇOK KRİTİK)
Trakya pagan düzeni:
Daha atalar merkezli,
Daha yerel,
Daha kapalı,
Daha suskun.
Mezarlar:
Dıştan sade,
İçten anlamlı.
İşaret:
Az,
Küçük,
Genelde yanıltıcı.
Çünkü:
Bilgiyi saklamaz.
Yabancıyı uzak tutar.

Anadolu pagan düzeni:
Daha ritüel merkezli,
Daha katmanlı,
Daha gösterişli,
Daha anlatıcı.
Mezarlar:
Daha mimari,
Daha açık
İşaret:
Daha belirgin,
Ama çok anlamlı.
Çünkü:
Toplum geniş,
Süreklilik önemli.

NEDEN BAZI YERLER “EL SÜRÜLMEMİŞ” GİBİ DURUR?
Çünkü gerçekten öyledir.
Bu yerler:
Merkez değildir,
Ama denge noktasıdır.
Pagan düzen:
Her kutsalı merkez yapmaz,
Bazılarını dokunulmaz ilan eder.

Buralar:
Adak bırakılır,
Geçilir ama durulmaz,
Bakılır ama girilmez.
Bugün bu yerlere:
“Boş” deniyor
Aslında:
En dolu yerler bunlar.

EN SON, EN NET ÖZET
Pagan düzen saklama öğretmez.
Pagan düzen alma öğretmez.
Pagan düzen bozmamayı öğretir.
Bugün herkes:
“Ne var?” diye soruyor.
Pagan insan şunu soruyordu:
“Buraya dokunursam ne bozulur?”

“İŞARET” DEDİĞİN ŞEY ASLINDA NE DEĞİLDİR?
İşaret ok değildir.
İşaret mesafe vermez.
İşaret “şurada” demez.
Bunu kabul etmeden hiçbir şey okunmaz.

a) Oyuklar (tek, çift, çoklu)
Modern bakış:
“Say → ölç → kaz”
Pagan bakış:
Ritim
Tek oyuk → dur
Çift oyuk → yön değiştir
Düzensiz çoklu oyuk → alanı terk et
Özellikle:
Birbirine eşit olmayan,
Merkezden kaçık,
Derinliği tutarsız,
Oyuklar bilgi vermez, davranış değiştirir.

b) Kanallar
Sanıldığı gibi “akıntı” değildir.
Kanal varsa → burada bir şey akmış değil
Kanal varsa → burada bir şey aktarılmış
Ne aktarılmış?
Kan,
Su,
Yağ,
Kül,
Yani:
Ritüel izi.
Kanal hedef göstermez, olayı mühürler.

c) Nişler
Niş = saklama yeri değil.
Çoğu niş:
Boş,
Sığ,
İşe yaramaz gibi.

Çünkü işlevi:
Bakış hizasını sabitlemek.

Nişe bakarken:
Başın konumu,
Beden duruşun,
Yön algın değişir.
Bu bilinçlidir.

“TILSIM” DENEN ŞEY GERÇEKTE NE?
Bu açık söylenmelidir: Tılsım = büyü = lanet anlatıları sonradan uydurmadır.

Ama bu şu demek değil:
“Hiçbir şey yok”
Gerçek olan şey:
Psikolojik + mekânsal eşik

a) Tılsım neden korku üretir?
Çünkü:
Dar alan,
Bozuk akustik,
Ani sıcaklık farkı,
Manyetik sapma,
Işık kırılması.

İnsan bedeni bunu:
“Tehlike” diye okur.
Pagan insan bunu:
“Uyarı” diye kodlar.

b) Neden bazı insanlar etkilenir, bazıları etkilenmez?
Çünkü:
Herkes eşiklere aynı duyarlılıkla tepki vermez.
Bazı bedenler daha açıktır.
Bu mistik değil. Nörolojik + çevresel.

“BU YER NEDEN HUZURSUZ EDİYOR?” MESELESİ
Bu çok sorulur ama yanlış sorulur.
Doğru soru şu:
“Beni neye zorluyor?”

Bir yer huzursuz ediyorsa genelde:
Yönsüzlük yaratıyordur.
Zaman algını bozuyordur.
Bedenini sıkıştırıyordur.
Sesini yutuyordur.

Bu yerler:
Mezar olmak zorunda değil,
Gömü hiç olmayabilir.
Ama kesin olan:
Geçiş alanıdır.
Geçiş alanı rahatlatmaz. Hazırlık ister.

NEDEN BU BİLGİLER BUGÜN “SAÇMA” GELİYOR?
Çünkü modern insan:
Mekânla pazarlık yapmaz.
Bedenini dinlemez.
Zamana ritimle bakmaz.

Pagan düzen ise:
Mekân = canlı
İnsan = misafir
Misafir rahat olmak zorunda değildir.
Uygun olmak zorundadır.

ÇEKİRDEK GERÇEK
Şu nettir:
Pagan sistem saklamaz.
Pagan sistem şifrelemez.
Pagan sistem sınar.
Eğer:
Aceleciysen,
Almaya odaklıysan,
Merkeze girmekte ısrarcıysan,
Sistem seni iter.

Eğer:
Yavaşsan,
Çevrimi görüyorsan,
Boşluğu okuyorsan,
Sistem seni gezdirir, ama ödüllendirmez.

MERKEZ OLMAYAN AMA HER ŞEYİ YÖNETEN NOKTALAR
Bu pagan düzenin en zor kavranan yeridir.

Modern insan şuna şartlanmıştır:
Merkez = önemli
Büyük = güçlü
Görünür = belirleyici
Pagan düzen tam tersini kurar.

a) Merkez neden özellikle önemsizleştirilir?
Çünkü merkez:
Dikkat çeker.
Kirlenir.
Müdahale ister ve bozulur.
Bu yüzden gerçek işlev merkezden kaçırılır.

Merkez:
Boş bırakılır.
Sade tutulur.
Bazen bilerek anlamsız yapılır.
Merkez = vitrin
İşlev = çevre

b) Peki yöneten noktalar nerede?
Şuralarda:
Yolun kırıldığı yer,
İki alanın tam ortası değil arası,
Manzaranın en iyi görüldüğü yer değil, en rahatsız eden açı,
En yüksek nokta değil, yüksekliğin bittiği yer.
Bunlar:
Karar noktalarıdır.
Orada:
Durursun,
Yön değiştirirsin,
Vazgeçersin,
Geri dönersin,
İşte sistem oradan çalışır.

c) Neden bu noktalar “hiçbir şeye benzemiyor”?
Çünkü benzemesi istenmez.
Taş yığını gibi durur.
Yarım kalmış hissi verir.
Anlamsız görünür.
Ama tam olarak bu yüzden:
Zihni meşgul etmez.
Bedeni konuşturur
Bu noktalar okunmaz, hissedilir.

d) Bu yüzden ne olur?
Bugün insanlar:
Merkeze saldırır.
Büyük yapıyı kurcalar.
Gösterişli olana yönelir.
Ve “hiçbir şey bulamadım” der.
Çünkü:
Sistemin kalbine değil, kabuğuna dokunmuştur.

PAGAN DÜZEN NEDEN YAZIYA GEÇİRİLMEDİ?
Bu da kritik.
Ve cevabı basit değil, acı.

a) Yazı neyi sabitler?
Yazı:
Anlamı dondurur.
Yorumu kapatır.
Yetki üretir.
Yazı varsa:
Doğru–yanlış çıkar.
Bilen–bilmeyen çıkar.
Otorite çıkar.
Pagan düzen bunların hiçbirini istemez.

b) Pagan bilgi neden sözlü + bedenseldir?
Çünkü bilgi:
Yürüyerek öğrenilir.
Bekleyerek öğrenilir
Yanılarak öğrenilir.
Bedenle kavranır.
Bir yolun anlamı:
Anlatılmaz,
Gösterilmez,
Yürünür.
Bir alanın sınırı:
Yazılmaz,
Çizilmez,
Hissedilir.

c) Yazı olsaydı ne olurdu?
Şu olurdu:
Ritüel tekrara dönerdi.
Yerelleşme biterdi.
Kopya başlardı.
Merkezileşme olurdu.
Yani:
Pagan düzen çökerdi
Bu yüzden yazı bilerek dışarıda bırakıldı.

d) “Ama mitler var?” diyenlere net cevap:
Mit = yazılı kural değildir.
Mit:
Çok anlamlıdır,
Değişkendir,
Yereldir,
Çelişkilidir.
Mit, yazıya geçirilse bile:
Emir vermez,
Açık bırakır
Bu yüzden pagan mitleri:
Tutarsızdır.
Saçma gibi görünür.
Yer yer absürttür.
Bilerek.

EN SERT GERÇEK
Şu açıktır,
Pagan düzen:
Öğretmek istemez,
İkna etmez,
Çağırmaz,
Hazır olmayanı dışarıda bırakır.
Bu yüzden:
Yalnızdır,
Suskundur,
Elitist gibi görünür,
Ama elitist değildir. Seçicidir.

TÜM ANLATININ TEK CÜMLELİK ÖZETİ
Eğer bunu anlarsan, hepsini anlarsın:
Pagan düzen,
Bilgiyi saklayan değil,
Aceleyi eleyen bir sistemdir.

PAGAN DÜZEN NEDEN MODERN İNSANI RAHATSIZ EDER?
Çünkü pagan düzen, modern insanın iki temel bağımlılığını elinden alır:
& Kontrol
& Hız

a) Modern insan kontrol ister.
Ölçmek ister,
Adlandırmak ister,
Sınıflamak ister,
“Bu budur” demek ister.

Pagan düzen şunu yapar:
Netlik vermez,
Garanti vermez,
Sonuç vaadi yoktur.

Bu yüzden modern zihin şunu hisseder:
“Boşa zaman harcıyorum”
Aslında olan:
Sistem seni eleyip ilerliyor

b) Modern insan hız ister.
Hemen anlamak,
Hemen sonuç almak,
Hemen “bir şey” bulmak.

Pagan düzen:
Yavaşlatır,
Dolaştırır,
Bekletir,
Bazen geri gönderir.

Bu yüzden rahatsızlık çıkar:
Sıkıntı,
Huzursuzluk,
“Burada duramıyorum” hissi,
Bu başarısızlık değil, uyarıdır.

c) En rahatsız edici şey nedir?
Pagan düzen insanı merkeze koymaz.

Modern insanın varsayımı:
“Ben buradayım, o zaman burası benimle ilgili”
Pagan düzen der ki:
“Sen buradaydın, sonra gideceksin”
Bu ego için ağırdır.

“DEFINE – TILSIM – LANET” ANLATILARI NEDEN VAR?
Çünkü ortada bir anlam boşluğu var.

a) İnanç gitti, düzen gitti.
Merkezi dinler:
Ritüeli soyutladı.
Mekânla bağı kopardı.
Ölüyü uzaklaştırdı.

Modern dünya:
Her şeyi teknikleştirdi.
Her şeyi mülke çevirdi.

Ama insan hâlâ:
Eşik hissediyor.
Huzursuzluk yaşıyor.
Bazı yerlerde duramıyor.

Sebep bilinmeyince:
Masal üretiliyor.

b) Define anlatısı neyi doldurur?
Define hikâyesi şunu söyler:
“Bu rahatsızlık boşuna değil, ödül var”

Yani:
Korkuya gerekçe,
Zahmete bahane,
Yıkıma meşruiyet.

Gerçekte:
Rahatsızlık = sınır ihlali
Ödül = uydurma

c) Tılsım ve lanet neyin kılıfı?
Şunun:
Saygısızlığın,
Aceleciliğin,
Hoyratlığın,
Yer bozuluyor, denge gidiyor, sonuç çıkıyor.
Buna:
“Lanet” deniyor
Hayır. Bu nedensellik.

NEDEN BU ANLATILAR HEP AYNI KALIP?
Dikkat et:
“Üç gün sonra başına geldi”
“Rüyasında uyarıldı”
“Çarpıldı”
“Ailesi dağıldı”
Bunlar psikolojik şablon.

Çünkü insan:
Yaptığına anlam bulmak zorunda.
Bedel ödemeyi hikâyeye dönüştürür.
Pagan düzen hikâye anlatmaz.
Bedeli yaşatır.

ASIL ÇATIŞMA NEREDE?
Çatışma dinle pagan arasında değil.
Çatışma:
Mekânla ilişki kurabilen insan
ile,
Mekânı tüketen insan arasında!

Pagan düzen:
Tüketene kapalıdır.
Uyumlu olana sessizdir

Bu yüzden:
Çağırmaz,
Anlatmaz,
Açıklamaz.

NET, KURU GERÇEK
Bugün “pagan” diye konuşulan şeylerin %90’ı:
Yanlış okuma,
Açgözlülük,
Romantizasyon,
Korku masalı.

Ama geriye kalan %10:
Hâlâ çalışıyor.
Ve o %10:
Bilgi vermez.
Zenginlik sunmaz.
Güç vaat etmez.

Sadece şunu sorar:
“Burada durmaya uygun musun?”

EN SON NOKTA
Pagan düzeni anlamak isteyen çoğu insan şunu soruyor:
“Ne bulurum?”

Bu soruyla hiçbir yere girilmez.
Doğru soru şudur:
“Beni neden durduruyor?”
Bunu sorduğun anda:
İşaret susar,
Yol uzar,
Ama zihin netleşir.

BİR ALAN NASIL “OKUNUR” — GİTMEDEN, DOKUNMADAN
Bu çok net bir ayrım ister.
Alan okumak:
Gezmek değildir.
Kazmak değildir.
Ölçmek hiç değildir.
Alan okumak = ilişkiyi fark etmek.

a) İlk soru: “Burası neden boş?”
Bir yer için şunu diyorsan:
“Burada bir şey yok”
Dur.
Bu soru yanlıştır.
Doğru soru:
“Bu yer neden özellikle boş bırakılmış?”
Bakman gerekenler:
Manzara çok mu açık?
Rüzgâr sürekli aynı yönden mi geliyor?
Ses tuhaf mı yayılıyor?
Yakınında yapı varken burası neden dokunulmamış?
Bunlar tesadüf değil.

b) İkinci soru: “Burada durmak istiyor muyum?”
Alan, bedeni etkiler.
Durmak istiyorsan → alan kabul ediyor
Sürekli hareket ihtiyacı varsa → alan itiyor
Başın dönüyorsa → eşiktesin
Zaman algın kayıyorsa → merkezde değilsin

Bu hisler:
Hayal değil,
Bedensel geri bildirim.
Pagan düzen bunu ölçü olarak kullanır.

c) Üçüncü soru: “Ben buraya neyle geldim?”
Alan, niyeti tartar.
Merak → tolere edilir
Saygı → karşılık görür
Açgözlülük → hızla dışlanır
Hırs → yön kaybettirir
O yüzden bazı insanlar:
Dolaşıp durur.
Tekrar tekrar aynı yere gelir.
“Hiçbir şey bulamaz”
Çünkü:
Alan onlarla konuşmayı reddeder.

d) En kritik işaret: Yorgunluk
Fiziksel değil,
Zihinsel ağırlık.
Dikkat dağılması,
Sabırsızlık.
Bu varsa:
Daha ileri okunmaz
Alan:
“Buraya kadar” demiştir.

NEDEN BAZI İNSANLAR BU KONULARA DOĞAL OLARAK ÇEKİLİR?
Bu mistik bir “seçilmişlik” meselesi değil.
Ama rastlantı da değil.

a) Bu insanların ortak özelliği ne?
Şunlar genelde ortaktır:
Sessizliğe tahammül,
Yalnız kalabilme,
Acele etmemek,
Sonuç aramadan gözlem yapabilmek,
“Boşluk”tan rahatsız olmamak.

Bu insanlar:
Doldurmaya çalışmaz,
Bakmayı bekler.

b) Neden herkes çekilmez?
Çünkü çoğu insan:
Netlik ister,
Yön ister,
Otorite ister,
“Doğruyu” duymak ister.

Pagan düzen:
Hiçbirini vermez.
Bu yüzden çoğu kişi:
Sıkılır,
Korkar,
Romantize eder,
Masal uydurur,
Ve uzaklaşır.

c) Çekilen insanlar ne arar?
Bilgi aramazlar.
Aradıkları şey:
Hizalanma,
İç sessizlik,
Anlamlı sınır,
Ölçü.

Bu yüzden:
Taş ilgilerini çeker,
Mezar değil.
Yol değil,
Eşik çeker.

d) Tehlikeli yanlış anlama:
Bazıları bu çekimi:
“Ben seçildim” diye yorumlar.
Bu büyük hata.
Pagan düzen seçmez.
Eler.
Dayanabileni tutar, edemeyeni salar.

BU YOLA GİREN İNSANI NE BEKLER?
Ün yok,
Güç yok,
Kazanç yok,
Kesinlik yok.

Ama şunlar olur:
Sabrın artar.
Acelen azalır.
Çevreyi daha net okursun.
Neye dokunmaman gerektiğini öğrenirsin.

Bu bilgi:
Anlatılmaz,
Gösterilmez,
Paylaşılmaz,
Yaşanır.

SON VE NET CÜMLE
Pagan düzen:
Meraklıyı eğlendirmez,
Açgözlüyü cezalandırmaz,
Sadece aceleciyi dışarıda bırakır.

Eğer burada hâlâ durabiliyorsan,
Sıkılmadan,
Sonuç istemeden,
“ee sonra?” demeden,
Zaten sistem seni itmemiş demektir.
Buradan sonrası artık anlatı değil.
Sessizliktir.
 
Son düzenleme:

El-Ensari

Kullanıcı
Katılım
27 Mart 2021
Mesajlar
962
Beğeni
2,694
Puanları
93
Hoşuma giden bir alıntıdır.
Hikâye olarakta okunabilir,anlam çıkarılarakta.
Yani okuyucunun zihnine kalmış.
Zaten çoğu şey de öyle değil mi?


“Pagan” diye tek bir gelenek, tek bir medeniyet yok.

Bu kelime baştan sona sonradan takılmış bir etikettir.

“Pagan” kelimesi neyin adı?
“Paganus” Latince kırsalda yaşayan demek.
Roma Hristiyanlaştıktan sonra şehirli elit Hristiyan oldu, kırsalda kalan eski inançlılara bu ad yapıştırıldı.
Yani:
Pagan = “Bizden olmayan”
Pagan = “Eski, terk edilmesi gereken”
Pagan = “Tek tanrılı düzene uymayan”
İçeriden bir kimlik değil, dışarıdan hakaret etiketidir.

Gerçekte ne vardı?
Gerçekte olan şey şu: Yerel kutsallık düzenleri

Her toplumun:
Toprağı,
Suyu,
Dağı,
Atası,
Ölüsü,
Göğü,
Mevsimi,
Üzerine kurduğu yerel anlam sistemleri vardı.

Bunlar:
Evrensel değil,
Merkezi değil,
Dogmatik değil,
Yazılı kutsal kitaplı değil,
Ama işlevseldi.

Pagan “din” değil, yaşam örgütlenmesidir.
Bugünkü din anlayışıyla düşünülürse tamamen yanlış anlaşılır.

Pagan dediğin şey:
Tapınak ≠ zorunlu
Rahip sınıfı ≠ şart
İman ≠ merkez

Onun yerine:
Ritüel var.
Döngü var. (mevsim, ölüm–doğum)
Atalarla bağ var.
Doğa ile sözleşme var.

Bu yüzden pagan toplumda soru şu değildir:
“Neye inanıyorsun?”
Soru şudur:
“Neyi bozarsan felaket gelir?”

Çok tanrıcılık meselesi yanlış anlaşılıyor.

“Çok tanrılı” lafı modern bir basitleştirme.
Çoğu pagan yapı: çoklu güç odaklarını tanır.

Ama bunlar “tanrı” gibi soyut varlıklar değildir.
Daha çok:
İşlev,
Yer,
Olay,
Atalık güç.

Örneğin:
Dağ = kudret
Su = geçiş
Güneş = düzen
Yeraltı = süreklilik
Bunlar mit değil, anlam haritasıdır.

Pagan medeniyeti var mıydı?
Hayır.
Ama şunlar vardı:
Pagan şehirler,
Pagan mezarlıklar,
Pagan ritüel yollar,
Pagan zaman hesapları,
Pagan ölü gömme mimarisi.
Yani:
Medeniyet değil, medeniyetlerin altyapısı.
Roma da pagan, Yunan da pagan, Hitit de pagan ama aynı şey değiller.

Neden bugün “pagan işi” deniyor?
Çünkü:
Hristiyanlık ardından, İslam geldiğinde eski sistem meşruiyetini kaybetti.

Yeni düzen:
Merkezileşme ister,
Tek hakikat ister,
Yazılı yasa ister.

Pagan düzen ise:
Yerel,
Esnek,
Sözlü,
Ritüel temelli,
Devlet kurmaya elverişli değil, yaşam sürmeye elverişli.

Nasıl anlamlandırılmalı?
Şöyle düşünülmeli:
Paganlık =
İnsan–doğa–ölü–zaman arasında kurulan karşılıklı yükümlülük sistemi.
İnanç değil.
İbadet değil.
Mitoloji hiç değil.
Düzen.

Son söz (net)
Pagan = “ilkel” değil
Pagan = “batıl” değil
Pagan = “tek bir şey” hiç değil

Ama şudur:
Merkezi dinler gelmeden önce dünyanın normal hali.

Pagan mezar mimarisi nedir, ne değildir?

Pagan mezar saklama yeri değil, bağ kurma noktasıdır.

Temel mantık:
Ölü = bitmiş varlık değil,
Ölü = toprağa katılmış ama etkisi süren güç.

Bu yüzden:
Mezar gizlenmez,
Mezar işaretlidir,
Mezar yönlüdür,
Mezar çevreyle konuşur.

Neye bakılır?
a) Yön
Güneş doğuşu / batışı,
Dağ silueti,
Su hattı,
Yön rastgele değildir.
“Ölü nereye bakıyor?” sorusu boşuna değildir.

b) Giriş – eşik Pagan mezarda “kapı” kutsaldır.
Dromos,
Basamak,
Dar geçit,
Kırık eksen.
Bunlar:
Yaşayan ile ölü arasındaki kontrollü temas alanıdır.

c) Mezar içi
Gösteriş yok,
Simetri yok,
Altın çoğu zaman yok,
Çünkü amaç zenginlik değil, denge.

Ritüel yol (kutsal yol) ne demek?
Bugün çoğu kişi bunu “define yolu” sanıyor. Yanlış.
Ritüel yol = yürünmek için vardır
Ama:
Herkes için değil,
Her zaman değil,
Her niyetle hiç değil.

Bu yollar:
Mevsimsel,
Törensel,
Cenaze veya anma odaklıdır.

Nasıl anlarsın?
Yol düz gitmez.
Bilerek dolanır.
Bilerek yükselir–alçalır.
Bazen mezara değil, yanından geçer.

Çünkü amaç varmak değil:
Hatırlamak,
Yol + mezar ilişkisi.

Ritüel yol:
Mezarı merkeze alır,
Ama doğrudan bağlanmaz.
Bu yüzden:
“Yol mezara götürüyor” düşüncesi çoğu zaman yanlıştır.
Yol mezarın etrafında döner.
Bu da şu demek:
Mezar = merkez
Yol = çevrim

Pagan düzen ile “define kültürü” arasındaki net fark :
Pagan düzen:
Bırakılan şey emanet,
Gömülen şey geri alınmak için değil,
Alan dokunulmaz.

Define kültürü:
Sonradan oluşmuş,
Kriz, savaş, kaçış ürünü,
Gizleme + geri alma mantığı.
Yani:
Pagan mezarı = kasıtlı kalıcılık
Define gömüsü = geçici saklama

En büyük yanılgı
“Bu kadar emek varsa içinde büyük şey vardır.”
Hayır.
Bu kadar emek varsa:
Yer kutsaldır.
Denge önemlidir.
Bozan bedel öder.


O yüzden eski toplumlarda mezar soymak:
Hırsızlık değil,
Düzen bozmaktır.

Pagan sistem neden yanlış anlaşılıyor?
Çünkü modern insan şunu soruyor:
“Bundan ne çıkar?”

Pagan sistem şunu sorar:
“Bunu bozarsan ne olur?”
İki zihin yapısı birbirine terstir.

Özet
Pagan = din değil, düzen
Mezar = hazine değil, odak.
Yol = ulaşım değil, ritüel.
İşaret = şifre değil, hatırlatıcı.

Boş” görünen alanlar neden aslında merkezdir?
Modern zihin şunu arar:
Taş → işaret → oda → içerik
Pagan düzen tersini kurar.
Boş alan = işlevsiz değildir.

Boş alan çoğu zaman:
Ritüel durak,
Geçiş noktası,
Yas alanı,
Adak bırakma çevrimi.

Özellikle:
Düzleştirilmiş kaya,
Etrafı taşlı ama ortası temiz,
Manzaraya açık ama yapı yok.
Buralar:
Yapı yapılmaması özellikle seçilmiş yerlerdir.
Çünkü:
Yapı = müdahale
Boşluk = denge

İşaret dediğin şey neden “ok” değildir?
Bugün işaretlere define haritası gibi bakılıyor.
Bu tamamen anakronik (zaman dışı) bir hata.

Pagan işaretin üç temel görevi vardır:
a) Hatırlatmak
“Burada bir şey oldu.”
Ne olduğu:
Ölüm,
Ant,
Felaket,
Kurban,
Sınır,
İşaret olayı kodlar, nesneyi değil.

b) Sınır koymak
Bazı işaretler:
“Buradan sonrası başka alan”
“Bu çizgiyi geçme”
“Yönünü değiştir”
Özellikle:
Tek oyuk,
Yarım bırakılmış kabartma,
Bilerek asimetrik şekil,
Bunlar çağırmaz, iter.

c) Yönlendirmek (ama hedefe değil)
Yön vardır ama:
Mezara değil,
Gömüye değil,
Merkeze hiç değil.
Yön:
Dolaşmaya zorlar.
Bu yüzden işareti takip eden kişi:
Sürekli yön değiştirir,
Net bir sonuca varamaz,
Yorulur.
Bu bilinçlidir.

Neden her şey “yarım” gibi durur?
Bu çok kritik.
Pagan yapıların çoğu:
Simetrik değildir.
Tamamlanmış hissi vermez.
Bir parçası eksiktir.
Bu bir beceriksizlik değil.

Mantık şu:
Tam olan şey kapanır.
Yarım olan şey akar
Ritüel devamlılık ister.
Tamamlanan yapı ölür.
Yarım kalan yapı yaşar.
O yüzden:
Kırık sütun,
Yarım niş,
Eksen dışı giriş,
Bozuk oran,
Bilinçli tercihtir.

“Uğursuz” denilen yerler meselesi:
Halk dilinde “uğursuz” denilen alanlar genelde şunlardır:
İki yol arası,
Su ile kaya arası,
Gölge–ışık sınırı,
Ses yapan boşluklar.

Bunlar korkutucu olduğu için değil,
Eşik oldukları için.
Eşik = geçiş
Geçiş = risk
Risk = dikkat
Pagan düzen riskten kaçmaz, onu işaretler.

En büyük hata: Paganı bugünün ahlâkıyla okumak.
Pagan düzen “iyi–kötü” üzerinden çalışmaz.
“Günah–sevap” bilmez.
“Hak–adalet” kavramı bugünkü gibi değildir.

Onun sorusu şudur:
“Denge bozuldu mu?”
Bozulduysa:
Hastalık gelir,
Kuraklık gelir,
Soy kesilir,
Yer terk edilir.
Bu kadar mekanik.

Akılda kalması gereken çekirdek fikir
Şu unutulmamalı:

Pagan mezar saklamak için değil,
Pagan işaret göstermek için değil,
Pagan yol ulaştırmak için değil,
Hepsi:
İnsanı hizaya sokmak için.

NEDEN BELİRLİ KAYA TİPLERİ SEÇİLİR?
Pagan için kaya “malzeme” değildir.
Karakterdir.

a) Yaşayan kaya – ölü kaya ayrımı
Her kaya eşit sayılmaz.
Çatlaklı ama sağlam kaya → tercih edilir.
Cam gibi pürüzsüz kaya → genelde reddedilir.
İçinden su sızan kaya → kutsal
Tam homojen kaya → “kapalı” kabul edilir.

Çünkü mantık şu:
Kaya nefes alıyorsa, yer açıktır.
Kaya kapalıysa, orası mühürlüdür.

b) Neden kırık, yamuk, eğri kaya?
Modern insan “kusur” görür.
Pagan insan akış görür.
Eğri kaya → zamanın işlemiş olması.
Kırık kaya → müdahale görmüş ama dağılmamış.
Yamuk kaya → denge hâlâ korunuyor.
Bu tür kayalar:
Ritüel için uygundur.
Gömü için genelde uygun değildir.
Çok kritik fark.

NEDEN BAZI MEZARLAR ÖZELLİKLE SOYULMUŞ?
a) Her soyma = hırsızlık değildir.
Bazı mezarlar bilerek açılmıştır.
Neden?
Ritüel sona erdiğinde,
Soy hattı tükendiğinde,
Yer terk edildiğinde.
Bu durumda:
Kemikler toplanır,
Bazı eşyalar alınır,
Ama yer kapatılmaz.
Bu “saygısızlık” değil:
Döngünün kapatılmasıdır.

b) Neden bazı mezarlar defalarca açılmış?
Çünkü:
Aynı soy,
Aynı yer,
Aynı ritüel.
Mezar tek kişilik değil:
Odak noktasıdır.
Bu yüzden:
Farklı dönemlere ait kemik,
Karışık iskelet,
Uyumsuz eşyalar görülür.
Bu karmaşa düzensizlik değil, sürekliliktir.

NEDEN BAZI ALANLARA TEKRAR TEKRAR GÖMÜ YAPILIR?
Çünkü pagan düzen kişi merkezli değil, yer merkezlidir.

Modern mantık:
“Burası dolu, başka yere gömelim”

Pagan mantık:
“Burası çalışıyor, burayı kullanalım”
Çalışıyor ne demek?
Toprak tutuyor.
Su dengesi var.
Kaya çatlamıyor.
Çevre bozulmuyor.
Yani:
Yer kaldırıyor.

Bu yüzden şu görülür:
Üst üste gömüler,
Farklı yönlenmiş bedenler,
Aynı yerde farklı ritüeller,
Hepsi normal.

TRAKYA – ANADOLU FARKI (ÇOK KRİTİK)
Trakya pagan düzeni:
Daha atalar merkezli,
Daha yerel,
Daha kapalı,
Daha suskun.
Mezarlar:
Dıştan sade,
İçten anlamlı.
İşaret:
Az,
Küçük,
Genelde yanıltıcı.
Çünkü:
Bilgiyi saklamaz.
Yabancıyı uzak tutar.

Anadolu pagan düzeni:
Daha ritüel merkezli,
Daha katmanlı,
Daha gösterişli,
Daha anlatıcı.
Mezarlar:
Daha mimari,
Daha açık
İşaret:
Daha belirgin,
Ama çok anlamlı.
Çünkü:
Toplum geniş,
Süreklilik önemli.

NEDEN BAZI YERLER “EL SÜRÜLMEMİŞ” GİBİ DURUR?
Çünkü gerçekten öyledir.
Bu yerler:
Merkez değildir,
Ama denge noktasıdır.
Pagan düzen:
Her kutsalı merkez yapmaz,
Bazılarını dokunulmaz ilan eder.

Buralar:
Adak bırakılır,
Geçilir ama durulmaz,
Bakılır ama girilmez.
Bugün bu yerlere:
“Boş” deniyor
Aslında:
En dolu yerler bunlar.

EN SON, EN NET ÖZET
Pagan düzen saklama öğretmez.
Pagan düzen alma öğretmez.
Pagan düzen bozmamayı öğretir.
Bugün herkes:
“Ne var?” diye soruyor.
Pagan insan şunu soruyordu:
“Buraya dokunursam ne bozulur?”

“İŞARET” DEDİĞİN ŞEY ASLINDA NE DEĞİLDİR?
İşaret ok değildir.
İşaret mesafe vermez.
İşaret “şurada” demez.
Bunu kabul etmeden hiçbir şey okunmaz.

a) Oyuklar (tek, çift, çoklu)
Modern bakış:
“Say → ölç → kaz”
Pagan bakış:
Ritim
Tek oyuk → dur
Çift oyuk → yön değiştir
Düzensiz çoklu oyuk → alanı terk et
Özellikle:
Birbirine eşit olmayan,
Merkezden kaçık,
Derinliği tutarsız,
Oyuklar bilgi vermez, davranış değiştirir.

b) Kanallar
Sanıldığı gibi “akıntı” değildir.
Kanal varsa → burada bir şey akmış değil
Kanal varsa → burada bir şey aktarılmış
Ne aktarılmış?
Kan,
Su,
Yağ,
Kül,
Yani:
Ritüel izi.
Kanal hedef göstermez, olayı mühürler.

c) Nişler
Niş = saklama yeri değil.
Çoğu niş:
Boş,
Sığ,
İşe yaramaz gibi.

Çünkü işlevi:
Bakış hizasını sabitlemek.

Nişe bakarken:
Başın konumu,
Beden duruşun,
Yön algın değişir.
Bu bilinçlidir.

“TILSIM” DENEN ŞEY GERÇEKTE NE?
Bu açık söylenmelidir: Tılsım = büyü = lanet anlatıları sonradan uydurmadır.

Ama bu şu demek değil:
“Hiçbir şey yok”
Gerçek olan şey:
Psikolojik + mekânsal eşik

a) Tılsım neden korku üretir?
Çünkü:
Dar alan,
Bozuk akustik,
Ani sıcaklık farkı,
Manyetik sapma,
Işık kırılması.

İnsan bedeni bunu:
“Tehlike” diye okur.
Pagan insan bunu:
“Uyarı” diye kodlar.

b) Neden bazı insanlar etkilenir, bazıları etkilenmez?
Çünkü:
Herkes eşiklere aynı duyarlılıkla tepki vermez.
Bazı bedenler daha açıktır.
Bu mistik değil. Nörolojik + çevresel.

“BU YER NEDEN HUZURSUZ EDİYOR?” MESELESİ
Bu çok sorulur ama yanlış sorulur.
Doğru soru şu:
“Beni neye zorluyor?”

Bir yer huzursuz ediyorsa genelde:
Yönsüzlük yaratıyordur.
Zaman algını bozuyordur.
Bedenini sıkıştırıyordur.
Sesini yutuyordur.

Bu yerler:
Mezar olmak zorunda değil,
Gömü hiç olmayabilir.
Ama kesin olan:
Geçiş alanıdır.
Geçiş alanı rahatlatmaz. Hazırlık ister.

NEDEN BU BİLGİLER BUGÜN “SAÇMA” GELİYOR?
Çünkü modern insan:
Mekânla pazarlık yapmaz.
Bedenini dinlemez.
Zamana ritimle bakmaz.

Pagan düzen ise:
Mekân = canlı
İnsan = misafir
Misafir rahat olmak zorunda değildir.
Uygun olmak zorundadır.

ÇEKİRDEK GERÇEK
Şu nettir:
Pagan sistem saklamaz.
Pagan sistem şifrelemez.
Pagan sistem sınar.
Eğer:
Aceleciysen,
Almaya odaklıysan,
Merkeze girmekte ısrarcıysan,
Sistem seni iter.

Eğer:
Yavaşsan,
Çevrimi görüyorsan,
Boşluğu okuyorsan,
Sistem seni gezdirir, ama ödüllendirmez.

MERKEZ OLMAYAN AMA HER ŞEYİ YÖNETEN NOKTALAR
Bu pagan düzenin en zor kavranan yeridir.

Modern insan şuna şartlanmıştır:
Merkez = önemli
Büyük = güçlü
Görünür = belirleyici
Pagan düzen tam tersini kurar.

a) Merkez neden özellikle önemsizleştirilir?
Çünkü merkez:
Dikkat çeker.
Kirlenir.
Müdahale ister ve bozulur.
Bu yüzden gerçek işlev merkezden kaçırılır.

Merkez:
Boş bırakılır.
Sade tutulur.
Bazen bilerek anlamsız yapılır.
Merkez = vitrin
İşlev = çevre

b) Peki yöneten noktalar nerede?
Şuralarda:
Yolun kırıldığı yer,
İki alanın tam ortası değil arası,
Manzaranın en iyi görüldüğü yer değil, en rahatsız eden açı,
En yüksek nokta değil, yüksekliğin bittiği yer.
Bunlar:
Karar noktalarıdır.
Orada:
Durursun,
Yön değiştirirsin,
Vazgeçersin,
Geri dönersin,
İşte sistem oradan çalışır.

c) Neden bu noktalar “hiçbir şeye benzemiyor”?
Çünkü benzemesi istenmez.
Taş yığını gibi durur.
Yarım kalmış hissi verir.
Anlamsız görünür.
Ama tam olarak bu yüzden:
Zihni meşgul etmez.
Bedeni konuşturur
Bu noktalar okunmaz, hissedilir.

d) Bu yüzden ne olur?
Bugün insanlar:
Merkeze saldırır.
Büyük yapıyı kurcalar.
Gösterişli olana yönelir.
Ve “hiçbir şey bulamadım” der.
Çünkü:
Sistemin kalbine değil, kabuğuna dokunmuştur.

PAGAN DÜZEN NEDEN YAZIYA GEÇİRİLMEDİ?
Bu da kritik.
Ve cevabı basit değil, acı.

a) Yazı neyi sabitler?
Yazı:
Anlamı dondurur.
Yorumu kapatır.
Yetki üretir.
Yazı varsa:
Doğru–yanlış çıkar.
Bilen–bilmeyen çıkar.
Otorite çıkar.
Pagan düzen bunların hiçbirini istemez.

b) Pagan bilgi neden sözlü + bedenseldir?
Çünkü bilgi:
Yürüyerek öğrenilir.
Bekleyerek öğrenilir
Yanılarak öğrenilir.
Bedenle kavranır.
Bir yolun anlamı:
Anlatılmaz,
Gösterilmez,
Yürünür.
Bir alanın sınırı:
Yazılmaz,
Çizilmez,
Hissedilir.

c) Yazı olsaydı ne olurdu?
Şu olurdu:
Ritüel tekrara dönerdi.
Yerelleşme biterdi.
Kopya başlardı.
Merkezileşme olurdu.
Yani:
Pagan düzen çökerdi
Bu yüzden yazı bilerek dışarıda bırakıldı.

d) “Ama mitler var?” diyenlere net cevap:
Mit = yazılı kural değildir.
Mit:
Çok anlamlıdır,
Değişkendir,
Yereldir,
Çelişkilidir.
Mit, yazıya geçirilse bile:
Emir vermez,
Açık bırakır
Bu yüzden pagan mitleri:
Tutarsızdır.
Saçma gibi görünür.
Yer yer absürttür.
Bilerek.

EN SERT GERÇEK
Şu açıktır,
Pagan düzen:
Öğretmek istemez,
İkna etmez,
Çağırmaz,
Hazır olmayanı dışarıda bırakır.
Bu yüzden:
Yalnızdır,
Suskundur,
Elitist gibi görünür,
Ama elitist değildir. Seçicidir.

TÜM ANLATININ TEK CÜMLELİK ÖZETİ
Eğer bunu anlarsan, hepsini anlarsın:
Pagan düzen,
Bilgiyi saklayan değil,
Aceleyi eleyen bir sistemdir.

PAGAN DÜZEN NEDEN MODERN İNSANI RAHATSIZ EDER?
Çünkü pagan düzen, modern insanın iki temel bağımlılığını elinden alır:
& Kontrol
& Hız

a) Modern insan kontrol ister.
Ölçmek ister,
Adlandırmak ister,
Sınıflamak ister,
“Bu budur” demek ister.

Pagan düzen şunu yapar:
Netlik vermez,
Garanti vermez,
Sonuç vaadi yoktur.

Bu yüzden modern zihin şunu hisseder:
“Boşa zaman harcıyorum”
Aslında olan:
Sistem seni eleyip ilerliyor

b) Modern insan hız ister.
Hemen anlamak,
Hemen sonuç almak,
Hemen “bir şey” bulmak.

Pagan düzen:
Yavaşlatır,
Dolaştırır,
Bekletir,
Bazen geri gönderir.

Bu yüzden rahatsızlık çıkar:
Sıkıntı,
Huzursuzluk,
“Burada duramıyorum” hissi,
Bu başarısızlık değil, uyarıdır.

c) En rahatsız edici şey nedir?
Pagan düzen insanı merkeze koymaz.

Modern insanın varsayımı:
“Ben buradayım, o zaman burası benimle ilgili”
Pagan düzen der ki:
“Sen buradaydın, sonra gideceksin”
Bu ego için ağırdır.

“DEFINE – TILSIM – LANET” ANLATILARI NEDEN VAR?
Çünkü ortada bir anlam boşluğu var.

a) İnanç gitti, düzen gitti.
Merkezi dinler:
Ritüeli soyutladı.
Mekânla bağı kopardı.
Ölüyü uzaklaştırdı.

Modern dünya:
Her şeyi teknikleştirdi.
Her şeyi mülke çevirdi.

Ama insan hâlâ:
Eşik hissediyor.
Huzursuzluk yaşıyor.
Bazı yerlerde duramıyor.

Sebep bilinmeyince:
Masal üretiliyor.

b) Define anlatısı neyi doldurur?
Define hikâyesi şunu söyler:
“Bu rahatsızlık boşuna değil, ödül var”

Yani:
Korkuya gerekçe,
Zahmete bahane,
Yıkıma meşruiyet.

Gerçekte:
Rahatsızlık = sınır ihlali
Ödül = uydurma

c) Tılsım ve lanet neyin kılıfı?
Şunun:
Saygısızlığın,
Aceleciliğin,
Hoyratlığın,
Yer bozuluyor, denge gidiyor, sonuç çıkıyor.
Buna:
“Lanet” deniyor
Hayır. Bu nedensellik.

NEDEN BU ANLATILAR HEP AYNI KALIP?
Dikkat et:
“Üç gün sonra başına geldi”
“Rüyasında uyarıldı”
“Çarpıldı”
“Ailesi dağıldı”
Bunlar psikolojik şablon.

Çünkü insan:
Yaptığına anlam bulmak zorunda.
Bedel ödemeyi hikâyeye dönüştürür.
Pagan düzen hikâye anlatmaz.
Bedeli yaşatır.

ASIL ÇATIŞMA NEREDE?
Çatışma dinle pagan arasında değil.
Çatışma:
Mekânla ilişki kurabilen insan
ile,
Mekânı tüketen insan arasında!

Pagan düzen:
Tüketene kapalıdır.
Uyumlu olana sessizdir

Bu yüzden:
Çağırmaz,
Anlatmaz,
Açıklamaz.

NET, KURU GERÇEK
Bugün “pagan” diye konuşulan şeylerin %90’ı:
Yanlış okuma,
Açgözlülük,
Romantizasyon,
Korku masalı.

Ama geriye kalan %10:
Hâlâ çalışıyor.
Ve o %10:
Bilgi vermez.
Zenginlik sunmaz.
Güç vaat etmez.

Sadece şunu sorar:
“Burada durmaya uygun musun?”

EN SON NOKTA
Pagan düzeni anlamak isteyen çoğu insan şunu soruyor:
“Ne bulurum?”

Bu soruyla hiçbir yere girilmez.
Doğru soru şudur:
“Beni neden durduruyor?”
Bunu sorduğun anda:
İşaret susar,
Yol uzar,
Ama zihin netleşir.

BİR ALAN NASIL “OKUNUR” — GİTMEDEN, DOKUNMADAN
Bu çok net bir ayrım ister.
Alan okumak:
Gezmek değildir.
Kazmak değildir.
Ölçmek hiç değildir.
Alan okumak = ilişkiyi fark etmek.

a) İlk soru: “Burası neden boş?”
Bir yer için şunu diyorsan:
“Burada bir şey yok”
Dur.
Bu soru yanlıştır.
Doğru soru:
“Bu yer neden özellikle boş bırakılmış?”
Bakman gerekenler:
Manzara çok mu açık?
Rüzgâr sürekli aynı yönden mi geliyor?
Ses tuhaf mı yayılıyor?
Yakınında yapı varken burası neden dokunulmamış?
Bunlar tesadüf değil.

b) İkinci soru: “Burada durmak istiyor muyum?”
Alan, bedeni etkiler.
Durmak istiyorsan → alan kabul ediyor
Sürekli hareket ihtiyacı varsa → alan itiyor
Başın dönüyorsa → eşiktesin
Zaman algın kayıyorsa → merkezde değilsin

Bu hisler:
Hayal değil,
Bedensel geri bildirim.
Pagan düzen bunu ölçü olarak kullanır.

c) Üçüncü soru: “Ben buraya neyle geldim?”
Alan, niyeti tartar.
Merak → tolere edilir
Saygı → karşılık görür
Açgözlülük → hızla dışlanır
Hırs → yön kaybettirir
O yüzden bazı insanlar:
Dolaşıp durur.
Tekrar tekrar aynı yere gelir.
“Hiçbir şey bulamaz”
Çünkü:
Alan onlarla konuşmayı reddeder.

d) En kritik işaret: Yorgunluk
Fiziksel değil,
Zihinsel ağırlık.
Dikkat dağılması,
Sabırsızlık.
Bu varsa:
Daha ileri okunmaz
Alan:
“Buraya kadar” demiştir.

NEDEN BAZI İNSANLAR BU KONULARA DOĞAL OLARAK ÇEKİLİR?
Bu mistik bir “seçilmişlik” meselesi değil.
Ama rastlantı da değil.

a) Bu insanların ortak özelliği ne?
Şunlar genelde ortaktır:
Sessizliğe tahammül,
Yalnız kalabilme,
Acele etmemek,
Sonuç aramadan gözlem yapabilmek,
“Boşluk”tan rahatsız olmamak.

Bu insanlar:
Doldurmaya çalışmaz,
Bakmayı bekler.

b) Neden herkes çekilmez?
Çünkü çoğu insan:
Netlik ister,
Yön ister,
Otorite ister,
“Doğruyu” duymak ister.

Pagan düzen:
Hiçbirini vermez.
Bu yüzden çoğu kişi:
Sıkılır,
Korkar,
Romantize eder,
Masal uydurur,
Ve uzaklaşır.

c) Çekilen insanlar ne arar?
Bilgi aramazlar.
Aradıkları şey:
Hizalanma,
İç sessizlik,
Anlamlı sınır,
Ölçü.

Bu yüzden:
Taş ilgilerini çeker,
Mezar değil.
Yol değil,
Eşik çeker.

d) Tehlikeli yanlış anlama:
Bazıları bu çekimi:
“Ben seçildim” diye yorumlar.
Bu büyük hata.
Pagan düzen seçmez.
Eler.
Dayanabileni tutar, edemeyeni salar.

BU YOLA GİREN İNSANI NE BEKLER?
Ün yok,
Güç yok,
Kazanç yok,
Kesinlik yok.

Ama şunlar olur:
Sabrın artar.
Acelen azalır.
Çevreyi daha net okursun.
Neye dokunmaman gerektiğini öğrenirsin.

Bu bilgi:
Anlatılmaz,
Gösterilmez,
Paylaşılmaz,
Yaşanır.

SON VE NET CÜMLE
Pagan düzen:
Meraklıyı eğlendirmez,
Açgözlüyü cezalandırmaz,
Sadece aceleciyi dışarıda bırakır.

Eğer burada hâlâ durabiliyorsan,
Sıkılmadan,
Sonuç istemeden,
“ee sonra?” demeden,
Zaten sistem seni itmemiş demektir.
Buradan sonrası artık anlatı değil.
Sessizliktir.
Emeğine sağlık Ustam, anlaşılan üzerinde çalıştığımız bir alan için,biz çok fazla anlam yüklerken tamda paganizmin istediğini yapıyoruz sanki.
Halbuki bildiğimiz her şeyi kafamizdan atıp mekan, zemin, zaman, ve etkisel doğal faktörler ile insan faktörü arasında ki iletişimi anlayabilmek o zaman bazı şeyler daha anlaşılır ve kolay olacak sanki.
Bazen bilimsel yol ve yöntemler ile elde edilemeyen bir şey, ilkel yöntemler ile elde edilebilir.
 
Üst Alt