Dinimizde ölümden sonra diriliş olduğuna göre ölüm kalıcı değildir. Uykuda ölümün benzeridir. Enam suresinin 60’ıncı ayetinde; “Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de neler yaptığınızı bilen; sonra belirlenmiş eceliniz tamamlansın diye (her) sabah sizi dirilten O’dur "e Ancak Türkçede ölüm, uyku metaforu üzerinden sürekli bir hâl olarak anlatılmaz. Uyku geçicidir; ölüm ise kalıcıdır. Bu nedenle iki kavramın dilsel olarak eşleştirilmesi anlam kaymasına yol açar.
Dolayısı ile yazıdaki çıkarım yanlış olmuş. O yüzden nurlar içinde uyu veya nurlar içinde yat cümlesi de yanlış sayılmaz. Mesela yorgun olan insana yat ta dinlen deriz , yatmaktan kasıt uyuyup dinlenmesidir. Işıklar içinde yat cümlesinde ışık yerine nur kelimesi ilahi bir anlam ifade ettiği için kullanırız. Işıklar için de uyu diyenin de mezarda fiziksel bir ışık olma ihtimali olmadığına göre kastettiği ancak dilinin varmadığı veya üzerinde düşünmeden kalıp olarak söylediği bir sözdür. Sonuçta bizim söyleyeceğimiz söz vefat eden için söyleyeceğimiz sözdür yani kimin ne dediğinde çok ta takılmamak gerek
Son düzenleme:
