Kabus | Define Mekanı- Define işaretleri

Kabus

Lacivert24

Extra/Dini Konular
Araştırmacı
Admin
Katılım
20 Ocak 2013
Mesajlar
6,759
Beğeni
17,838
Konum
Erzincan
Kabus

Çocukluğumdan beri dar mekânlardan sıkılır ve bu tür yerlerden feryat edercesine uzaklaşırdım. İleri yaşlarda bunun bir hastalık olduğunu anlamış fakat bu illetten bir türlü kurtulamamıştım.


Oysaki o dar mekânlara şimdi ister istemez girecektim.


Beni sarıp sarmalamışlar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi. Çevremde dolaşanların seslerini gayet iyi duyuyor ve gözlerim kapalı olmasına rağmen, her nasılsa görebiliyordum.

-Genç yaşta öldü zavallı, diyorlardı. Hâlbuki yapacak ne kadar çok işi vardı.

Gerçekten de birçok işim yarım kalmıştı. Mesela oğluma iyi bir işyeri açamamış, araba ile bilgisayarımın taksitlerini henüz bitirememiştim. Büyük bir firma kurup, dostlarımı orada toplamak da artık hayal olmuştu. Üstelik kış çok yaklaştığı halde odun kömür işini halledememiş ve çatının akan yerlerini aktaramamıştım.

Yarıda kalan işlerimi arka arkaya sıralarken kulaklarımı çınlatan bir sesle irkildim. Sanki mikrofonla söylenen bu ses beynimin en ücra köşelerinde yankılanıyor ve;

“Geçti artık geçti” diyordu.

İçimden “keşke geçmemiş olsaydı” diyordum. Nereden başıma gelmişti o kaza bilmem ki? Hâlbuki ne kadar da iyi araba kullanırdım.

Olup bitenleri hatırlamaya çalışırken, dostlarımın çevremi sardığım ve içinde bulunduğum tabutun kapağını örtmeye çalıştıklarını fark ettim. Onları engellemek için avazım çıktığı kadar bağırmak ve çırpınmak istediğim halde ne kımıldayabiliyor ne de bir ses çıkarabiliyordum. Biraz sonra koyu bir karanlıkta kalmış ve gözlerimi, tabutun tahtaları arasından sızan ışığa çevirmiştim. Dehşet içinde:

-Aman Allah’ım!.. dedim. Ne olacak şimdi halim?

Korkudan hiçbir şey düşünemiyordum. Bu arada omuzlara kaldırılmış ve sallana, sallana götürülmeye başlamıştım. Dışarıdaki seslerden yağmur yağdığı belli oluyor ve su damlacıklarının sesi tabutumun gıcırtısına karışıyordu.

Cenaze namazı için camiye gidiyor olmalıydık

Cami deyince aklıma gelmişti. Çok yakınımızda olmasına ve her gün beş defa davet edilmeme rağmen, bir türlü vakit bulup gidememiştim. Ama her zaman söylediğim gibi elli yaşına gelince namaza başlayacak ve herkesin şikâyet ettiği kötü alışkanlıklarımı terk edecektim.

Evet evet, şu kaza olmasaydı, ileride ne iyi bir insan olacaktım.

Daha önceden duyduğum ve nereden geldiğini kestiremediğim ses:

-Geçti artık geçti, diye tekrarladı. Bitti artık.

Biraz sonra namazım kılınmış ve tekrar omuzlara kaldırılmıştım.

Mahallemizdeki kahvehanenin önünden geçerken, her gün iskambil oynadığımız arkadaşlarımın neşeli kahkahalarını işitiyor ve “herhalde ölüm haberini duymamış olacaklar” diye düşünüyordum. Sesler iyice uzaklaştığında, eğik bir şekilde taşındığımı hissederek mezarlığa çıkan yokuşu tırmandığımızı anladım. Şiddetle yağan yağmurun tabutumdaki çatlaklardan sızarak kefenimi yer yer ıslattığının da farkındaydım. Buna rağmen dışarıda konuşulanlara kulak verdim. Dostlarımın bir kısmı piyasadaki durgunluktan bahsediyor, bir kısmı da milli takımın son oyununu methediyordu. Tabutumu taşıyan diğer biriyse yanındakinin kulağına fısıldayarak;

-Rahmetlinin tersliği, öldüğü günden belli, diyordu. Sırılsıklam olduk birader.

Duyduklarım herhalde yanlış olmalıydı. Yoksa bunlar uykularımı onlar için feda ettiğim dostlarım değil miydi?

Yolculuğum bir müddet sonra bitmiş ve tabutum yere indirilmişti. Kapak tekrar açıldı ve cansız vücudumu yakalayan kollar beni dibinde su toplanmış olan bir çukura doğru indirdi.

Boylu boyunca yattığım yerden etrafıma baktım.

Aman Allah’ım Bu kabir değil miydi?

O ana kadar buraya gireceğimi düşünmemiştim?

Sessiz feryatlarımı kimseye duyuramıyor ve dostlarımın, üzerimi örtmek için yarıştığını hissediyordum.

Tekrar zifiri karanlıkta kalmış ve bütün acizliğimle dua etmeye başlamıştım.

-Yarabbi, diyordum. Bir fırsat daha yok mu, senin istediğin gibi bir kul olayım… Ve kabrimi, Cennet bahçelerinden bir bahçeye çevireyim.

Aynı ses, her zamankinden daha şiddetli olarak:

-Geçti artık geçti, diye tekrarladı. Her şey bitti artık.

Mezarımı örten tahtaların üzerine atılan toprakların çıkardığı ses gök gürültüsünü andırıyor ve bütün benliğimi sarsıyordu.

Son bir gayretle yerimden fırlayarak gözlerimi açtım. Odamdaki rahat yatağımda yatıyor, fakat korkunç bir kâbus görüyordum.

Bitişik dairede oturan doktor arkadaşım beni ayıltmaya çalışarak :

-Geçti artık geçti, diye bağırıp duruyordu. “Geçti bak hiçbir şeyin kalmadı.”

Yattığım yerden yavaşça doğuldum. Terden sırılsıklam olmuş ve sanki yirmi kilo birden vermiştim. Dışarıda sağanak halinde yağmur yağıyor, şimşek ve gök gürültüsünden bütün ev sarsılıyordu.

Etrafındakilerin şaşkın bakışları arasında kendimi toplamaya çalışırken;

- Yarabbi sana zerrelerim adedince şükürler olsun diyorum; iyi bir kul olmak için bir fırsat daha vermeseydin?


Cüneyd SUAVİ
 

ikizceli

çalışmalarınızı yasal yapınız.
Özel Üyemiz
Katılım
11 Eylül 2013
Mesajlar
7,230
Beğeni
25,882
Konum
ORDU- SAMSUN-ANKARA
üstad,her yaşayanın,her saniye,adım adım biraz daha yaklaştığı kaçınılmaz akıbetini ne güzelde kurgulamış.
muhterem hocam,benim 36 yaşında belediye başkanlığı görevini icra ederken,trafik kazasından malum hazin sonu yaşayan iki yaş büyüğüm ağabeyimi anlatıyor sanki.
ONUN ,memleket mücadelesi,şahsi hesaplarından çok daha fazla idi. emelleri hevesleri ,hayatının daha ilk baharında , ebedi aleme kendisiyle birlikte gitti. kimse gençliğim var diye,ebedi hayatını ihmal etmesin inşaallah.
emeğinize sağlık muhterem hocam.
 

MAVRAN

Usta
Define İşaretleri
Katılım
31 Aralık 2014
Mesajlar
2,546
Beğeni
6,609
Konum
Trabzon_Kocaeli
üstad,her yaşayanın,her saniye,adım adım biraz daha yaklaştığı kaçınılmaz akıbetini ne güzelde kurgulamış.
muhterem hocam,benim 36 yaşında belediye başkanlığı görevini icra ederken,trafik kazasından malum hazin sonu yaşayan iki yaş büyüğüm ağabeyimi anlatıyor sanki.
ONUN ,memleket mücadelesi,şahsi hesaplarından çok daha fazla idi. emelleri hevesleri ,hayatının daha ilk baharında , ebedi aleme kendisiyle birlikte gitti. kimse gençliğim var diye,ebedi hayatını ihmal etmesin inşaallah.
emeğinize sağlık muhterem hocam.
Sevgili Abim! Kalbinizin derinliklerinde kopan fırtınaları çok iyi tanıyorum,bu fırtınalar bana yabancı değil, unutulmuyor kardeş acısı herhalde unutulmayacak da ALLAH Rahmet eylesin, inşallah rahmetiyle muamele eyler. Yazınızdan iyi bir yönetici olduğunu çıkardım görevi başında vefat etmesi inşallah ALLAH BİLİR ŞEHİT olmuştur. Geçte olsa yeni öğrendik başınız sağ olsun. ALLAH Sizlere sağlıklı uzun ömür nasıp etsin.
 

MAVRAN

Usta
Define İşaretleri
Katılım
31 Aralık 2014
Mesajlar
2,546
Beğeni
6,609
Konum
Trabzon_Kocaeli
Lacivert24 Dostum, Ustam, Abim! sizi fiziken görmemiş olsam da sesinizi duymamış olsam da kalben ve ruhen seviyorum. Ve bu sevgiyi yazılarınızı okudukça daha iyi anlıyorum iyi ki sizleri takıp ettim iyi ki beşiniz sıra geldim.
Ne kadar şükür etsek az YÜCE MEVLAMIZA Bizi zamanında uyandırdı gaflet uykusundan, gerçeği görecek aklı bize nasip etti. Artık bundan böyle MAKSADIM O AMACIM ONUN SEVGİSİNE ULAŞMAK. Siz bu maksadımın sağlamlaşması için her yazınızda bir çivi vuruyorsunuz ALLAH Sizden razı olsun. ALLAH Sizin eksikliğinizi vermesin. Sağlıklı, Hayırlı uzun ömür nasip etsin.
Belki yolumuz düşer sizin diyarlara da tanışır hasret gideririz. ALLAH'A EMANET OLUN. Sizleri Muhabbetle selamlıyorum Sevgili Dostum. Yazın Lütfen Daha Çok Yazın.
 

Lacivert24

Extra/Dini Konular
Araştırmacı
Admin
Katılım
20 Ocak 2013
Mesajlar
6,759
Beğeni
17,838
Konum
Erzincan
üstad,her yaşayanın,her saniye,adım adım biraz daha yaklaştığı kaçınılmaz akıbetini ne güzelde kurgulamış.
muhterem hocam,benim 36 yaşında belediye başkanlığı görevini icra ederken,trafik kazasından malum hazin sonu yaşayan iki yaş büyüğüm ağabeyimi anlatıyor sanki.
ONUN ,memleket mücadelesi,şahsi hesaplarından çok daha fazla idi. emelleri hevesleri ,hayatının daha ilk baharında , ebedi aleme kendisiyle birlikte gitti. kimse gençliğim var diye,ebedi hayatını ihmal etmesin inşaallah.
emeğinize sağlık muhterem hocam.

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.. Başınız sağolsun Mevlam geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler ihsan eylesin kıymetli hocam çok müteesir oldum size böylesine elim bir acıyı yeniden yaşattığım için üzgünüm bağışlayın lütfen...buyurduğunuz gibi ilahi takdirin önüne geçilmiyor kul olarak ancak bizlere rıza göstermek düşüyor malumunuz ALLAH cc. ayeti kerimesinde Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele... buyuruyor imtihanımız gereği olması mukadder hadiseler yüce Mevlam sizlere sabrı cemil metanet versin sabrınızın ve teslimiyyetinizin ecri olan aden cennetleriyle aile ve efradınızı mükafatlandırsın inşAllah...Amin.
 

Lacivert24

Extra/Dini Konular
Araştırmacı
Admin
Katılım
20 Ocak 2013
Mesajlar
6,759
Beğeni
17,838
Konum
Erzincan
Lacivert24 Dostum, Ustam, Abim! sizi fiziken görmemiş olsam da sesinizi duymamış olsam da kalben ve ruhen seviyorum. Ve bu sevgiyi yazılarınızı okudukça daha iyi anlıyorum iyi ki sizleri takıp ettim iyi ki beşiniz sıra geldim.
Ne kadar şükür etsek az YÜCE MEVLAMIZA Bizi zamanında uyandırdı gaflet uykusundan, gerçeği görecek aklı bize nasip etti. Artık bundan böyle MAKSADIM O AMACIM ONUN SEVGİSİNE ULAŞMAK. Siz bu maksadımın sağlamlaşması için her yazınızda bir çivi vuruyorsunuz ALLAH Sizden razı olsun. ALLAH Sizin eksikliğinizi vermesin. Sağlıklı, Hayırlı uzun ömür nasip etsin.
Belki yolumuz düşer sizin diyarlara da tanışır hasret gideririz. ALLAH'A EMANET OLUN. Sizleri Muhabbetle selamlıyorum Sevgili Dostum. Yazın Lütfen Daha Çok Yazın.

Sevgili dostum ALLAH cc. sizlerdende razı olsun her iki cihanda da aziz ve bahtiyar eylesin inşAllah... bizlerde sizleri seviyoruz sağlığınıza esenliğinize duacıyız Mevla takdir edince kavuşuruz inşAllah...yüce Rabbim vuslata giden yolda ayağınızı kaydırmasın daim ve kaim kılsın inşAllah... amin.
 
Üst