- Katılım
- 29 Mayıs 2024
- Mesajlar
- 393
- Beğeni
- 1,422
- Puanları
- 93
Boşluk içinde farklı cins metallerin olması ve bunların metal bazlı varlığının tespiti ile çalışmalarım, çoğu zaman başarısız olmuştur. Arada kısmi başarılar elde etmiş olsamda, devamlılık, tekrarlanabilirlik, süreklilik, tüm koşullarda uyumluluk konusunda hiçbir zaman güven vermedi.
Aksine bu tür tespit denemeleri, hataları katlayarak sahaya sürüyordu. Saha bir nevi mayın tarlasına dönüşüyordu.
Sarı olan bir boşlukta veya direk toprağa karışık gömüde, gümüş veya bakır var mı denemeleri sıradan testler değildir.
Örneğin boşluk içerisinde farklı cins metaller mevcut ise, çubukçu arazide bir boşluk buldum ve kuzey köşesinde sarı, doğu köşesinde gümüş tespitim var şeklinde konuşuyorsa, yani aynı boşluk içinde farklı cins metalleri ayrı ayrı noktalayabildiğini düşünüyorsa ve de tespitine güvenip işlem yaparsa, hayal kırıklığı yaşamaktan başka şansı yoktur.
Çünkü metallerin tepkisi boşluğun tamamını doldurur. O yüzden arada sarfettiğim bir cümle vardır. Derim ki boşluk içinde boşluk yoktur.
Çubukçu, boşluk içinde bakır var diyorsa, boşluğun tamamında bakırın hakimiyetinin olması gerekir. Gümüş diyorsa tamamını gümüş olarak vermeli.
Hem gümüş hem bakır varsa, gümüş ile bakır aralarında anlaşma yapıp, gel bu odanın dörtte 3 ünü sen, dörtte birini ben alayım da, gelen çubukçuların çubuklarına ona göre işaret verdirelim diyemiyorlar. Çünkü Quantum fiziğine aykırı.
Aslında boşluk içindeki bu durum en kolay hal durumu. Anlatması ve anlaşılması en kolayı.
Bunun bir tık zoru, kabaca ne derler, sarı olan boşluk veya gömü etrafında başka hedef bulmak zorlaşır derler. Sarı olan yerde boş boşluk bile bulmak zordur derler vs. Kendilerince sebepleri var.
Anlaşılması en zor olan durum ise ören yerlerinde metal tespitidir. Basit küçük çiftlik yerlerinden bahsetmiyorum. Kent bazında binlerce yıl yaşanmışlık olan yerler zor yerlerdir. Binlerce bakır, binlerce demir, istemediğin kadar kurşun, dağılmış/toplu yüzlerce gümüş, tek tük sarı, çar çöp vs.
İstediğin kadar çubuk kur buralarda.
Sonuç alamıyorsun. Birbirine geçiyor hepsinin sinyali. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Tam bir kaos..
Aslında bu durum ile boşluk içindeki farklı metallerin birarada olup ayrı ayrı tespit edilmemesi durumu tamamen aynı şeydir. Ya da bir küp içinde sarı, gümüş, bakırın ayrı ayrı tespiti. Sadece algı olarak ören yeri korkutur. Aynı şeydir halbuki.
Sistem + çubuğun eksik kaldığı yer tamda burada başlar. Boşluğu bulursun, içindeki en baskın metali anlarsın. Ama detaya giremezsin. Olsun ya dersin, içinde değerli metal olan boşluğu tespit edebiliyorum ya, varsın olsun gerisi geriden gelsin.
Ama kazın ayağı pek öyle olmuyor. Birden fazla hedeflerin birbirine yakın olmaları, bazılarının boşluk içinde, bazılarının boşluksuz yapıdaki seyrül seferleri her zaman çarşıyı karıştırır.
Oyunculara kil eklenir, kurşun eklenir, su eklenir, demir oksitli kayalar eklenir, eklenir de eklenir. Ağız tadıyla bi tespit yaptırmazlar insana.
Var yani bir eksik var..
Halbuki böyle olmamalı.
Bir sarı sinyali aldın. Tuttun sinyalin ucundan gittin üstüne noktaladın. Baktın ebat büyük, derinlik alırken de ben boşluk içindeyim dedi. Ee başka metal var mı içinde?
Benim o boşluğun artık üstüne bile çıkmadan başka hangi metaller var anlamam lazım. Can bu ister. Benim canım öyle istiyor.
Boşluk dursun orada 10_20_30_50 metre ilerde artık neyse.
Çubukları kurayım olduğum yerde bakayım sarı var. Bi ayar yapıp tekrar olduğum yerde kurayım bakayım evet gümüşte var. Bir daha ayar, bir daha kur, evet bakır da var. Ee tamam gerisini boşver. İşaretler de şıkır şıkır şiir gibi. Kafada sıfır pürüz.
Bu yapılabilse, ören yeri işi de çözülür.
Spesifik hedef bazlı aramayı çözmüşsün demektir. Bu öyle bir şey olur ki, denizde balık tutarken tek iğne kullanıp hep istavrit tutmak isteyip, oltaya sadece istavritin takılması demektir. İstese de başka balık vuramaz demek oluyor.
Mümkün mü?
Sadece çubuklar veya çubuklara yapılan eklemeler ile asla mümkün değil.
Ancak Quantum fiziğinde mümkün mü?
Maalesef mümkünmüş.
İşin heyecanı kalmadı. Yolda olmak güzeldi. Varmak değil.
Ve bu öyle lanet bir şey ki, çarkın dişlileri gibi işler. Araya hiçbir şey al(a)maz.
Hangi balığı istiyorsan kulağına onun adını üflersin. Aradığının neyin yanında olduğu, kiminle el ele tutuştuğu, kimin altta kimin üstte olduğu anlamsızlaşır.
Dünyanın yörüngesine, suyun akışına adapte olunduğunda, neyi görmek isteniyorsa o görülüyormuş...
Bu yazıda burada not olarak kalsın. Gün gelir lazım olur.
Aksine bu tür tespit denemeleri, hataları katlayarak sahaya sürüyordu. Saha bir nevi mayın tarlasına dönüşüyordu.
Sarı olan bir boşlukta veya direk toprağa karışık gömüde, gümüş veya bakır var mı denemeleri sıradan testler değildir.
Örneğin boşluk içerisinde farklı cins metaller mevcut ise, çubukçu arazide bir boşluk buldum ve kuzey köşesinde sarı, doğu köşesinde gümüş tespitim var şeklinde konuşuyorsa, yani aynı boşluk içinde farklı cins metalleri ayrı ayrı noktalayabildiğini düşünüyorsa ve de tespitine güvenip işlem yaparsa, hayal kırıklığı yaşamaktan başka şansı yoktur.
Çünkü metallerin tepkisi boşluğun tamamını doldurur. O yüzden arada sarfettiğim bir cümle vardır. Derim ki boşluk içinde boşluk yoktur.
Çubukçu, boşluk içinde bakır var diyorsa, boşluğun tamamında bakırın hakimiyetinin olması gerekir. Gümüş diyorsa tamamını gümüş olarak vermeli.
Hem gümüş hem bakır varsa, gümüş ile bakır aralarında anlaşma yapıp, gel bu odanın dörtte 3 ünü sen, dörtte birini ben alayım da, gelen çubukçuların çubuklarına ona göre işaret verdirelim diyemiyorlar. Çünkü Quantum fiziğine aykırı.
Aslında boşluk içindeki bu durum en kolay hal durumu. Anlatması ve anlaşılması en kolayı.
Bunun bir tık zoru, kabaca ne derler, sarı olan boşluk veya gömü etrafında başka hedef bulmak zorlaşır derler. Sarı olan yerde boş boşluk bile bulmak zordur derler vs. Kendilerince sebepleri var.
Anlaşılması en zor olan durum ise ören yerlerinde metal tespitidir. Basit küçük çiftlik yerlerinden bahsetmiyorum. Kent bazında binlerce yıl yaşanmışlık olan yerler zor yerlerdir. Binlerce bakır, binlerce demir, istemediğin kadar kurşun, dağılmış/toplu yüzlerce gümüş, tek tük sarı, çar çöp vs.
İstediğin kadar çubuk kur buralarda.
Sonuç alamıyorsun. Birbirine geçiyor hepsinin sinyali. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Tam bir kaos..
Aslında bu durum ile boşluk içindeki farklı metallerin birarada olup ayrı ayrı tespit edilmemesi durumu tamamen aynı şeydir. Ya da bir küp içinde sarı, gümüş, bakırın ayrı ayrı tespiti. Sadece algı olarak ören yeri korkutur. Aynı şeydir halbuki.
Sistem + çubuğun eksik kaldığı yer tamda burada başlar. Boşluğu bulursun, içindeki en baskın metali anlarsın. Ama detaya giremezsin. Olsun ya dersin, içinde değerli metal olan boşluğu tespit edebiliyorum ya, varsın olsun gerisi geriden gelsin.
Ama kazın ayağı pek öyle olmuyor. Birden fazla hedeflerin birbirine yakın olmaları, bazılarının boşluk içinde, bazılarının boşluksuz yapıdaki seyrül seferleri her zaman çarşıyı karıştırır.
Oyunculara kil eklenir, kurşun eklenir, su eklenir, demir oksitli kayalar eklenir, eklenir de eklenir. Ağız tadıyla bi tespit yaptırmazlar insana.
Var yani bir eksik var..
Halbuki böyle olmamalı.
Bir sarı sinyali aldın. Tuttun sinyalin ucundan gittin üstüne noktaladın. Baktın ebat büyük, derinlik alırken de ben boşluk içindeyim dedi. Ee başka metal var mı içinde?
Benim o boşluğun artık üstüne bile çıkmadan başka hangi metaller var anlamam lazım. Can bu ister. Benim canım öyle istiyor.
Boşluk dursun orada 10_20_30_50 metre ilerde artık neyse.
Çubukları kurayım olduğum yerde bakayım sarı var. Bi ayar yapıp tekrar olduğum yerde kurayım bakayım evet gümüşte var. Bir daha ayar, bir daha kur, evet bakır da var. Ee tamam gerisini boşver. İşaretler de şıkır şıkır şiir gibi. Kafada sıfır pürüz.
Bu yapılabilse, ören yeri işi de çözülür.
Spesifik hedef bazlı aramayı çözmüşsün demektir. Bu öyle bir şey olur ki, denizde balık tutarken tek iğne kullanıp hep istavrit tutmak isteyip, oltaya sadece istavritin takılması demektir. İstese de başka balık vuramaz demek oluyor.
Mümkün mü?
Sadece çubuklar veya çubuklara yapılan eklemeler ile asla mümkün değil.
Ancak Quantum fiziğinde mümkün mü?
Maalesef mümkünmüş.
İşin heyecanı kalmadı. Yolda olmak güzeldi. Varmak değil.
Ve bu öyle lanet bir şey ki, çarkın dişlileri gibi işler. Araya hiçbir şey al(a)maz.
Hangi balığı istiyorsan kulağına onun adını üflersin. Aradığının neyin yanında olduğu, kiminle el ele tutuştuğu, kimin altta kimin üstte olduğu anlamsızlaşır.
Dünyanın yörüngesine, suyun akışına adapte olunduğunda, neyi görmek isteniyorsa o görülüyormuş...
Bu yazıda burada not olarak kalsın. Gün gelir lazım olur.