Mıknatıs Kullanımının Arama-bulmaya Etkileri Üzerine Bir Söyleşi | Sayfa 3 | Define Mekanı- Define işaretleri

Mıknatıs Kullanımının Arama-bulmaya Etkileri Üzerine Bir Söyleşi

Sinann

Üye
Kullanıcı
Katılım
5 Ocak 2021
Mesajlar
68
Beğeni
68
S.A.
Merhaba Sinann ustam.
Öncelikle aramıza hoş geldiniz. Sefalar getirirsiniz inşallah.
Bilgi paylaşılınca anlam kazanır. Gerçi benim yazılarımın büyük bir çoğunluğu "yeni bir yöntem veya bilgi" babında değil, doğru bilinen yanlışları düzeltir tarzdadır.
Sizin de "az veya çok" demeden katkı yapacağınızı umarım.
Sağlıcakla kalın
ALLAH a emanet olun.
Aleyküm selam ustam. Sizin gerçekçi vede mantıksal ve bilimsel yazılarınız çok faydalı. Daha önce başka bi isim adı altında, azda olsa sizinle, yazışma fırsatım olmuştu. Durmadan ve tüm bilgi birikiminiz le ümmete faydalı olma düşünceniz, düşünce ve eylemlerin en iyisi. Rabbım sayınızı çoğaltsın..
 

Turko

Yasaklı
Yasaklı
Kullanıcı
Katılım
18 Şubat 2021
Mesajlar
184
Beğeni
816
Sıradan bir mıknatıs işe yaramaz güçlü aynı tip iki mıknatıs zıt kutuplar ile kullanılır ise birbirleri itmek için oluşturdukları alan daha geniş ve etkin olur. Ayrıca mıknatıslar Kuzey den iter güney hattan çeker birinin kuzeyi güneye diğerinin güneyi kuzeye bakacak şekilde iki mıknatıs haliyle kendi içinde zıt yani itme saldırgan olduğu gibi kuzey güney yönünde de iten zıt durumu oluşturacak. Buda 360 derecelik döngü yani tam tur iten kalkan oluşturur. Bu mevzu her ne kadar mesafeyi uzatır baskıyı artırır desekde 10 MT de bir kaydırmak gerekir bir noktada sabit bırakmak dezavantaj olabilir. Birde toprak ile temasını kesmek daha mantıklı geliyor.
 

BulursamKader25

Usta
Define İşaretleri
Super Moderatör
Katılım
13 Nisan 2016
Mesajlar
1,600
Beğeni
4,929
Konum
Konya-Kırıkkale
Yillar once birisi gelmisti işyerine.
Vaktim vardi muhabbete basladik.
Bu memlekette sorular, diger memleketlerin istihbari sorulari gibidir :))
Nerelisin?
Ne iş yapiyon?
Memleketin?
Nerede oturuyon?
Coluk cocuk var mi?
Hele birde konuskan berbere dustuysen yandin :))
Anayin adi?
Babayin adi?
Borsada hissen,
Kenarda kesen var mi?
Bitmez, cevaplarken yorulursun.
Yalanda soyleyemen.
10 dakikada guvenlik sorusturman hazir:))

Neyse, konu radyesteziye gelince bize de bir kapi acilmis oldu. Birkac soru sordum, bilgi seviyesi benden daha az. Biraz gidiklayip 2-3 detay verince arabasina gidip ozel yapim cubuklarini getirdi. 2 kisinin kullandigi, sekli semali bilinenlerden biraz farkli.

Dedim bu hali yetmez. Ne lazim abi dedi.
Dedim provakatorun eksik :))
Dedi var. Hani nerede dedim, kundagin birisini açti. İçi neodminyum miknatis doldurmuş, sekli ve dizilisleri farkli. Niye boyle bir cesitleme ve sekilde yaptin dedim. Kendince tecrube ve detaylarini anlatti. Bende bize gore bu sistemin eksik soyle olmali diye bir iki duzeltme yaptik. Cok memnun kaldi.

Anladim ki boyle bir yemek herkese lazim, amma yemegin yapilisinda cok farkliliklar var. Henuz ödul alan bir sefe rastlayamadik. İnaniyorum birgun ödul alan bir şef olacak insallah.
 

Trakyali81

Yasaklı
Yasaklı
Katılım
14 Mart 2020
Mesajlar
44
Beğeni
148
Sıradan bir mıknatıs işe yaramaz güçlü aynı tip iki mıknatıs zıt kutuplar ile kullanılır ise birbirleri itmek için oluşturdukları alan daha geniş ve etkin olur. Ayrıca mıknatıslar Kuzey den iter güney hattan çeker birinin kuzeyi güneye diğerinin güneyi kuzeye bakacak şekilde iki mıknatıs haliyle kendi içinde zıt yani itme saldırgan olduğu gibi kuzey güney yönünde de iten zıt durumu oluşturacak. Buda 360 derecelik döngü yani tam tur iten kalkan oluşturur. Bu mevzu her ne kadar mesafeyi uzatır baskıyı artırır desekde 10 MT de bir kaydırmak gerekir bir noktada sabit bırakmak dezavantaj olabilir. Birde toprak ile temasını kesmek daha mantıklı geliyor.
Toprak ile temasını kesersen isiramaz.
Dislemesine izin vermelisin ki ısırık izlerini takip edebilesin..
 

Turko

Yasaklı
Yasaklı
Kullanıcı
Katılım
18 Şubat 2021
Mesajlar
184
Beğeni
816
Yillar once birisi gelmisti işyerine.
Vaktim vardi muhabbete basladik.
Bu memlekette sorular, diger memleketlerin istihbari sorulari gibidir :))
Nerelisin?
Ne iş yapiyon?
Memleketin?
Nerede oturuyon?
Coluk cocuk var mi?
Hele birde konuskan berbere dustuysen yandin :))
Anayin adi?
Babayin adi?
Borsada hissen,
Kenarda kesen var mi?
Bitmez, cevaplarken yorulursun.
Yalanda soyleyemen.
10 dakikada guvenlik sorusturman hazir:))

Neyse, konu radyesteziye gelince bize de bir kapi acilmis oldu. Birkac soru sordum, bilgi seviyesi benden daha az. Biraz gidiklayip 2-3 detay verince arabasina gidip ozel yapim cubuklarini getirdi. 2 kisinin kullandigi, sekli semali bilinenlerden biraz farkli.

Dedim bu hali yetmez. Ne lazim abi dedi.
Dedim provakatorun eksik :))
Dedi var. Hani nerede dedim, kundagin birisini açti. İçi neodminyum miknatis doldurmuş, sekli ve dizilisleri farkli. Niye boyle bir cesitleme ve sekilde yaptin dedim. Kendince tecrube ve detaylarini anlatti. Bende bize gore bu sistemin eksik soyle olmali diye bir iki duzeltme yaptik. Cok memnun kaldi.

Anladim ki boyle bir yemek herkese lazim, amma yemegin yapilisinda cok farkliliklar var. Henuz ödul alan bir sefe rastlayamadik. İnaniyorum birgun ödul alan bir şef olacak insallah.

Biri bir çılgınlık yapsın artık ihtiyarladık 😁
 

El-Ensari

Üye
Kullanıcı
Katılım
27 Mart 2021
Mesajlar
92
Beğeni
366
Mıknatıs kullanımının arama-bulmaya etkileri üzerine bir söyleşi

Yeraltındaki boşluk, su mineral ve madenlerin tespitinde çok çeşitli çisimler kullanıldığı herkesçe malumdur. Demir, bakır, pirinç, alüminyum, gümüş alaşımlı çubuklar en sık kullanılanlar diyebiliriz. Arama-bulma çalışması yapan kişi meziyetine en uygun cismi seçtiği gibi bazı ilave takviyeler de kullandığını önceki yazılarımızda işlediğimiz için kısa geçelim ve ilave takviye olarak kullanılan mıknatısı yakından tanıyalım ve nasıl bir “fayda” sağlaya bilirliği üzerine hep birlikte fikir jimnastiği yapalım.
Önce tanım:
Mıknatıs:
özgül ağırlığı 2.7 gr/cm³ olan, manyetik alan üreten nesne veya malzemedir.
Demir, çelik, nikel, kobalt ve saydığımız bu maddelerden yapılan bütün maddeler mıknatıs tarafından çekilirler.
Tahta, cam, su, hava, kağıt, deri, alüminyum, gümüş, lastik, bakır, çinko, tebeşir gibi maddeler mıknatıs tarafından çekilmezler.
Mıknatıs çeşitleri :
Doğal mıknatıs:
Siyah veya siyahımtırak taş veya kaya benzeri şekilde doğal halde bulunurlar.
Yapay mıknatıslar: Daha önce mıknatıs özelliği olmayan bir madde iken, çeşitli müdahaleler ile mıknatıs özelliği gösteren maddelerdir. Örnek; Su katılarak çelikten yapılan mıknatıslar, Kobalt, nikel ve alüminyum karşımı bir madde olan “alnico” dan yapılan mıknatıslar.
Elektromıknatıs: Çelik ya da demir, bir maddeye elektrik akımını geçiren bir tel sarılarak mıknatıs özelliği kazandırılan mıknatıs türü ise, elektromıknatıs adını alır.
Özellikleri:
Mıknatısların uçları çekme ve itme özelliği gösterirler. Mıknatıstık etkisinin en şiddetli olduğu bu uçlara kutup adı verilir. Bir mıknatısın şekli nasıl olursa olsun iki kutbu bulunur. Kuzey (N) – Güney (S)
Elektrik yüklerinde olduğu gibi, mıknatıslarında aynı kutupları birbirini iter, zıt kutupları ise birbirini çeker.
Mıknatısın magnetik alanı içine konulan demir parçaları geçici olarak mıknatıslık özelliği kazanır. Şekilde(1) demir parçasına mıknatısın S kutbu yaklaştırılırsa, demirin S ye yakın olan kısmı N, diğer tarafı ise S kutbu olur.
Bir mıknatıs demir çubuğun orta kısmına şekildeki gibi yaklaştırılırsa, demir çubuğun uç kısımları N, orta kısımları ise S kutbu olacak şekilde etki ile mıknatıslanır.(2)
Yerin magmatik alanının olduğu deneylerle tespit edilmiştir. Dünya, sanki kuzey yarı kürede S, güney yarı kürede N kutbu bulunan bir çubuk mıknatıs varmış gibi davranır. Magmatik kuzey ve güney kutup ile coğrafi kuzey ve güney kutup tam çakışmıyor. Belli küçük bir açı kadar sapma gösteriyor.
Ağırlık merkezinden asılmış bir çubuk mıknatıs, bulunduğu yerden geçen dünyanın çevresindeki magmatik alan kuvvet çizgilerine teğet olmak zorundadır. Bu nedenle ağırlık merkezinden asılmış bir çubuk mıknatısın N kutbu magnetik kuzeyi, S kutbu ise magnetik güneyi gösterir.
Kuzey yarı kürede, ağırlık merkezinden asılan bir çubuk mıknatıs veya pusula iğnesinin N kutbu, güney yarı kürede ise S kutbu aşağı eğilir. Ekvatorda yere paralel, kutuplarda ise yere dik konuma gelir. (kaynak 1)


Evet. İlim, mıknatısın en olduğunu, özelliklerini tanımlamış. Bizde İşimize yarıyacak tanımları çok kısa da olsa not aldıysak, şöyle oturup bir düşünelim. Biz bu mıknatısın hangi özelliğinden faydalanabiliriz. Oluşturduğu mağnetik alandan mı? Çekim gücünden mi? Hangi özelliği arama-bulmaya etki eder ve nasıl kullanacağız?
Mıknatısın büyüklüğü ve kalitesi, oluşturduğu mağnetik alan ve çekim gücü ile doğru orantılı olduğu bildiğimize göre(elektromıknatıs hariç) işimize en çok yarayacak Neodymium; N42 veya N52 mıknatısı seçerek işe başlıyalım. (Çok önemli NOT: Bu mıknatıslar,Yüksek çekim gücü sebebiyle duyma sorunlarından, vücut hasarlarına, işitme cihazlarından , kalp piline kadar birçok elektronik aletin bozulmasına sebep olabilirler.)
Şimdi. Oluşturduğu mağnetik alan ve çekim gücünden faydalanacaksak o zaman etkisini daha da çok arttırmak için, demir, çelik veya nikel den yapılmış olan çubukları seçmeliyiz. Monte etmeden önce mıknatısı çubuklara sürttürerek etki alanını genişletebiliriz. (kaynak1)
Peki bu mıknatısı nasıl kullanacağız?
a).Kullandığımız çubukların üstüne monte ederek,
b).Yatak diye tabir edilen çubukların içinde rahat hareket edebildiği haznenin içine koyarak,
c). Elimizde(avucumuzda) tutarak,
d). Toprağın üstüne koyarak veya az altına gömerek.

*** Hidden text: cannot be quoted. ***

Güçlü bir mıknatıs ile önce demir çubuğumuza sürtme yolu ile manyetik bir alan kazandırdık ve içinde rahatlıkla dönebileceği el kundağına ve mıknatısı da denge noktasına gelecek yerleştirdik. Değil mi? Evet dersek, sağ elimize veya sol elimize alalım ve birkaç saniye bekleyip ne olduğunu gözlemleyelim. Çubuk sağa-sola veya geriye doğru dönmeye başladı değil mi? Şaşırmayalım. Çok normal. Çünkü dünyanın manyetik alanına tepki veriyor. Eğer şekilde ki gibi yerleştirdiysek çubuğun ucu manyetik kuzeyi gösteriyor demektir. Kısaca bir pusula yaptık. İyi günlerde kullanın.
Evet yaa haklısın. Ben bu durumla karşılaşmamak için mıknatısı el kundağının içine yerleştirdim diyor isek; o zaman da şu sorular gelir aklımıza. Acaba mıknatısın çekim gücü çubuğun dönüşünü engellemez mi? Engellemesin diye arada epey bir boşluk bıraktım veya araya plastik bir parça koydum veya bu sorunu ortadan kaldırmak için ben bakır, gümüş veya alüminyum çubuk kullandım diyor isek; o zaman da aklımıza şu soru geliyor. Hani mıknatısın manyetik alanından faydalanacaktık? Bakır, gümüş, alüminyum çubuklar yine kendi bildiğini okuyacak ve mıknatısın etkisi olmayacak. Öyle değil mi? Bilemem. İşin uzmanları iş başına. Bir de gerçekleri sizin ağzınızdan dinleyelim.
Gelelim(c ) şıkkına.
Sağ veya sol elimize mıknatıs aldık da, bize bunun faydası ne acaba? Demir çubuk kullansak, mıknatıs çubuğa yapışacak. Bakır, pirinç gümüş gibi çubuk kullansak; manyetik alandan faydalanamıyoruz. Fazla uzatmayalım. Mıknatısın çubuklara olan etkisini yukarıda dilimiz döndüğünce ve kısaca anlatmaya çalıştık ve şu sonucu çıkardık diyebilir miyiz? Faydadan çok sıkıntı oluşturdu.
Diyor isek eğer, devam edelim.
Diğer yazılarımda sıkça işlediğim konuları burada da kısaca değinelim. Arama-bulma meziyetine sahip bazı kişiler; eline diyelim ki gümüş bir parça alır ve bu şekilde arama-bulma yapar. Ya elindeki gümüşe istinaden aradığını bulur veya gümüşü görmez. Bu konuları diğer yazılarımda geniş bir şekilde işlediğim için kısa kesiyorum. Ama konumuz mıknatıs olduğuna göre, azıcık genişletelim.
Kendimden örnek vereyim de tartışmaya yol açmayalım. Ben elime hangi madeni alır isem; çubuklar o madene hiç bir tepki vermezler. Basit mantıkla gidelim. Elime mıknatıs aldığıma göre, demek ki ben, yeraltındaki mıknatısa hiçbir tepki almamam gerekiyor. İyi de be kardeşim. Öyle bir anlatıyorsun ki, sanki memleketin her bir tarafı doğal mıknatıslarla dolu da sen bir avantaj kazandın. Yok öyle bir şey. Yine basit mantığı devreye sokalım. Mıknatısı oluşturan elementlere de çekim almamam gerekir(demir, bor, nikel vb). Hiç deneme yapmadım ama mantık buna hüküm ediyor.
Hep diyoruz ya mıknatıs, mıknatıs diye. Ne idi mıknatısın en büyük özelliği; oluşturduğu manyetik alan. Peki çubuklarla arama-bulmaya faydası dokundu mu? Öyle gözüküyor ki hayır.
Çubuklara faydası yok ama, bize var. Mı? Dersek eğer; o zaman hem geçmiş hem de günümüz ilmi ne diyor bakalım. (Bu kadar uzun yazıyı okumaya vaktim yok diyenler direk özet kısmına geçebilirler)
Önce geçmişe bir bakalım;
“Osmanlı tabiplerinden Osman Hayri Mürşid Efendi"den alınmıştır: Mıknatısı ezip süt ile içilse zehiri önler. Doğuramayan kadının sağ ayağının baş parmağına mıknatıs bağlasalar kolaylıkla doğurur. Bir parça mıknatısı boynunda taşıyan kimse unutmaz, hafızası kuvvetli olur. Makadından kan giden kimse, mıknatısı dövüp makadına sarsa kan akıntısı kesilir. Yanmış yere mıknatıs sarılsa çok iyi gelir. Mıknatısı dövüp eve serpilse o evde pire kalmaz, kaçıp kaybolurlar. Kan kocadan biri 6 gram mıknatısı ikiye bölüp, 3 gramını kendi üzerinde bulundurup diğer kısmını dövüp ezerek eşine yedirirse kendisinden katiyyen ayrılmaz. Tecrübe edilmiştir. Saralı bir miktar mıknatısı boynunda taşırsa sara tehlikesinden emin olur……..”(kaynak 2)
Şimdi de günümüz ilmine bir bakalım neler diyor;
“Her mekanda dolayısıyla tüm canlıların içindeki ve dışındaki tüm boşluklarda yüksek yada düşük birer manyetik alan mevcuttur. İnsan vücudu aslında her hücrenin kendine özgü elektrik devresi olduğu bir elektromanyetik makinedir ( Paulines, 2002). İnsan vücudundaki manyetik alan, biyoelektrik yüklerinin hareketinden meydana gelir…. Biyoelektrik oluşan herhangi bir bölgede mutlaka manyetik alan vardır. Dolayısıyla kalp, adale, sinir ve beyin gibi organlar belli bir manyetik alana sahiptir. İnsanı oluşturan maddelerin birbiriyle haberleşmek için kullandıkları manyetik alanın sinyalleri birbiriyle uyum içindedir. Bu sinyaller dünya manyetik alanı ile de uyum içindedir, (Widgery, 2002)….. İnsanın kendi iç manyetik alanı ile dünyanın oluşturduğu manyetik alan arasındaki uyumluluk çeşitli nedenlerden dolayı bozulabilmektedir. Bunun bir nedeni de insanın yaşadığı yerin manyetik alanının büyüklüğüdür.… Geceleyin dünya manyetik alanı hücresel oksijeni arttırır, uykuyu destekler, biyolojik iyileşmeyi desteklerken iltihaplanmayı azaltır, acıyı dindirir. Ama güneş doğduğunda beraberinde getirdiği pozitif manyetik alanı hücresel oksijeni azaltır, uyanıklığı destekler, biyolojik iyileşmeye engel olur ve acıyı arttırır….. Araştırmacıların insan tarafından yapılan elektromanyetik kirlilik veya smog olarak bilinen elektromanyetik alanın birikimli olduğunu ve genel keyifsizlik, boyunda sertlik, göğüs acısı, hafıza kaybı, baş ağrısı, kalp atışında ve kan kimyasında değişime uğratma, sindirim ve dolaşım sorunları oluşturabilmektedir. Elektro smog adı verilen teknolojinin beraberinde getirdiği elektromanyetik kirlenme, insan sağlığını tehdit eden ciddi unsurlardan birisidir…...(Kaynak 3)
Özetleyelim. Mürşid efendi geçmişte mıknatısın faydalarını ve nasıl kullanılması gerektiğini anlatmış. ALLAH (c.c) razı olsun. Belki ihtiyacı olan ve modern ilimden fayda göremeyenler uygulayabilirler. Bir şey diyemem ve yorum yapamam. ancak şunu söyleyebilirim. Bizim arama-bulmaya faydası yok.
Günümüz ilmi ise faydasından çok zararları üzerinde çalışmalarını yapmışlar. Bilgim dahilinde inceledim. Ama maalesef direk bir bağlantı kuramadım. Hani bir yazımda değinmiştim ya, “kan dolaşımının arama bulmaya etkisi incelenmesi gereken bir etmen” ona bile baktım. Bir bağlantı kuramadım. Haa. Bu benim zaafım olabilir. Çünkü Tıp eğitimi almadım. Genel bilgilerle ancak bu kadar derleme yapabildim. Hadi bakalım konunun uzmanları iş başına. Gerçeği sizden duyalım.
Şimdi bir soluk alalım ve yukarıda söz edilenleri bir daha düşünelim ve bir sonuç çıkarmaya çalışalım. Hadi ben biraz yardımcı olayım. Mıknatıs=manyetik alan. İster çubuğa yerleştirelim, ister elimizde tutalım, oluşan manyetik alandan faydalanamıyoruz. Üstüne üstlük bir de çok güçlü mıknatıs kullandığımız da ise sağlığımızı tehlikeye atıyoruz. Ben demiyorum. Uzmanlığım olmadığı için günümüz ilminin alıntılarından çıkardığım sonuç bu. Ama uzmanları daha farklı sonuçlar çıkartır. Onun bilmem.
Gelelim son şıkka. Yani;
d). Toprağın üstüne koyarak veya az altına gömerek.
Ne demiştik, Mıknatıs=manyetik alan. Bu aklımızın bir köşesinde dursun.
Önce bu uygulama ile neyi amaçlıyoruz? Mıknatısı toprağa gömdük de niçin gömdük? Tam bir uzmanlık sorusu. Cevabı haddimiz değil ama, bu yazı nasılsa bir söyleşi ya, o zaman bol kepçe atalım. Bakalım tutturabilecek miyiz?
Çok güçlü ve oldukça büyük bir mıknatısı toprağa gömdüm ve süreye bağlı kalmadan(1 saat veya 2 gün beklemek gibi) etki alanına giren maden ve minerallerden yayılan manyetik alanı bir noktada topladım.
Bir noktaya toplayabilir mi? Toplar kardeşim. Dersek, o zaman bunun bize ne gibi bir faydası olacak? Etmenleri tespit mi edeceğiz? Yoksa onları hiç mi görmeyecek çubuklar? Veya…….
Bence burada kessek iyi olacak. Buraya kadar söyleşi tarzında işi götürdük ama biraz ciddileşsek iyi olacak.
ALLAH (c.c) yarattığı kullarını çok çeşitli meziyetler ile donatmıştır. Bu meziyetlerden birisi de “yeraltındaki su, boşluk, maden ve minerallerin, çeşitli cisimler kullanılarak tespit edilmesidir.” Uygulayıcıların büyük bir çoğunluğu maalesef simyacılar gibi hareket ediyor. Şöyle dersek daha doğru olur. Uygulamanın önünü veya ardını düşünmüyor. Bu geçmişte kabul görebilir ama günümüzde hala bu şekilde davranmak bizlere yakışmaz. Artık istediğimiz her türlü bilgiye çok rahat ulaşabiliyor(uz) sak nerede hata yapıyoruz da hem maddi hem manevi olarak boşa kürek çekiyoruz acaba?
Her duyduğumuzu, her gördüğümüzü hiç sorgulamadan papağan gibi tekrar etmemizden mi? Yoksa sebep-sonuç ilişkisini bilmediğimizden mi? Hangisi? Acaba ilim bilmeden, bilime el attığımız için mi? Veya ilim sahibi olmadan fikir sahibi olduğumuz için mi? Hangisi?
Herkesçe bilinen şu meşhur menkıbeyi bir daha tekrarlayalım da kendimize bir pay çıkaralım. Zamanın birinde bir padişah bir yere sefere giderken, geçtiği yerlerin özelliklerini ve kişilerini tanımak istermiş. Yine böyle konakladığı bir yerde haber salmış. -Bu bölgede özelliği olan kimse var ise yanıma gelsin dedirtmiş. Birisini getirmişler. Sormuş senin ne özelliğin var. –Ben demiş. Kırk adımdan ipliği iğneden geçiririm. –Öyle mi. Göster bakalım hünerini demiş. Adam iğneyi yere saplamış ve kırk adım saydıktan sonra eline aldığı ipliği, eğerek, bükerek, şöyle veya böyle yaparak iğneden geçirmiş. Herkes bravo, yaşa, var olasın muhabbetleri arasında padişahın huzuruna çıkmış. Padişah sormuş; -Bu işi ne kadar zaman da öğrendin? Adam da demiş ki; kırk senede öğrendim. Padişah demiş; Verin buna kırk altın. Adam padişahın ayaklarına kapanmış, hayır dualar etmiş ve altını alıp tam gideceği sıra da, -Dur bakalım demiş padişah. Nereye gidiyorsun? Adam sus pus. Başka bir şey daha mı var diye sormuş. Evet demiş padişah; Vurun bakalım şuna kırk sopa. Emir büyük yerden. Pata küte kırk sopa. Hem de öyle bir sopa ki, kırk değil seksen altın bir daha eski hale getirmez. Etrafındakiler sormuşlar; Haşmetlim. Kırk altını anladık da kırk sopa niye? Cevap çok ama çok manalı.
“Kırk altın mahareti için idi. Kırk sopa ise ömrünün kırk yılını anlamsız, kimseye faydası dokunmayacak bir iş için, boşa geçirdiğin ömür için idi."
Kimse üstüne alınıp da darılmasın, gücenmesin. Geçmişe dönüp bakıyorum da, değil kırk sopa, seksen sopa yesem az gelecek boş işlerin peşinde koşmuşum. Gurur yapmışım, kibir yapmışım. En önemlisi ise ALLAH (c.c) bana bahşettiği aklı kullanmamışım. Zeka’m ile övünmüşüm. Ahkam kesmişim. Tek sevindiğim nokta ise, kendimden başka kimseye zararım olmayışı.”
Bunların mıknatıs kullanımı ile ne alakası var kardeşim. Değerli vaktimizi boşa harcatıyorsun. Diyenlerimiz olabilir. Aşağıdaki satırlar belki konuya bir anlam katar.(mı bilmem. Takdir sizin)
Dikkatten kaçmamıştır. Konu içerisinde; “Diyor isek; o zaman aklımıza şu soru geliyor” cümlesini çok sık kullandım. Neden, Nasıl ve Niçin yapıldığını sorguladım. Zekamı kullandım. Ben papağan değilim ki her duyduğumu, her gördüğümü sorgusuz sualsiz uygulayım.
Sonuçları ise; “AKIL” süzgecinden geçirdim. Öncelikle “faydalarını yani; bana veya umuma ne faydası olacak? Diye inceledim. Daha sonra zarar yönlerini değerlendirdim. iyi veya kötü, doğru veya yanlış” diyebilmem için; dayandığım kriterler ile karşılaştırdım.
Kriterlerin nedir diye sorarsanız; İLİM’dir. DİN’dir. İMAN’dır. Bunların onay vermediği her şey benim için boştur. Anlamsızdır.
Bunları çok geç algıladım. Artık haddimizi aşmaya çok az bir zamanımız kaldı. Ömrümün büyük bir kısmını hem de ilim sahibi olmamıza rağmen boş işlerle geçirdim. Benim yaptığım hataları yeni nesil yapmasın diye bu yazıyı kaleme aldım. İnşallah bir faydamız olur da sözlerin en güzeline “ ALLAH (c.c) razı olsun”a mahzar oluruz.

Sağlıcakla kalın
ALLAH a emanet olun.
NOT; ALLAH (c.c) nasip eder ise, yarından itibaren uzunca bir tatile çıkacağım. Tatilde iken her türlü iletişim aracından uzak durduğumdan haberleşemeyebiliriz. Eğer üzerimde hakkınız var ise bilinsin ki hepsini helal ettim. Sizlerde hakkınızı helal ediniz.

Kaynak 1 http://www.fenokulu.net/portal/Sayfa.php?Git=KonuKategorileri&Sayfa=KonuBaslikListesi&baslikid=135
Kaynak 2 Mıknatıs (Mıknatısın) Özellikleri ve Faydaları Nelerdir? | Huzur Sayfası / İslami bilgi kaynağınız
Kaynak 3 MANYETİK ALANIN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Eyvallah Ustam Allah razı olsun inşallah. büyük bir gayret gerçekten
 
Üst